<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Akademik Makaleler.org</title>
	<atom:link href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com</link>
	<description>Nev-i Şahsına Münhasır</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Nov 2011 05:37:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='akademikmakaleler.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://0.gravatar.com/blavatar/4d11c5b8762aebd0cc50b17bfb1326f6?s=96&#038;d=http%3A%2F%2Fs2.wp.com%2Fi%2Fbuttonw-com.png</url>
		<title>Akademik Makaleler.org</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/osd.xml" title="Akademik Makaleler.org" />
	<atom:link rel='hub' href='http://akademikmakaleler.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Unutulan bir Müslüman Katliamı</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/23/unutulan-bir-musluman-katliami/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/23/unutulan-bir-musluman-katliami/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 08:49:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=634</guid>
		<description><![CDATA[Kamboçya‘da bundan 30 yıl önce Allah’a yakarmak, doğrudan ölüme gönderilmekle eş anlamlıydı. Müslüman Chamlar bu unutulan korku dolu günlerin tarihte yerini almasını istiyor. Başkent Phnom Penh’te Kızıl Kmerler rejiminin hayatta kalan dört üst düzey yetkilisinin yargılandığı uluslararası mahkemenin, bu yetkililer hakkındaki iddianamesinde, ”Dini liderlerin katledildiği, kitlesel katliamın yapıldığı, camilerin yıkıldığı, Kuranların yakıldığı, Müslümanlara zorla domuz [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=634&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kamboçya</strong>‘da bundan 30 yıl önce Allah’a yakarmak, doğrudan ölüme gönderilmekle eş anlamlıydı. Müslüman Chamlar bu unutulan korku dolu günlerin tarihte yerini almasını istiyor.</p>
<p>Başkent Phnom Penh’te Kızıl Kmerler rejiminin hayatta kalan dört üst düzey yetkilisinin yargılandığı uluslararası mahkemenin, bu yetkililer hakkındaki iddianamesinde, ”<em>Dini liderlerin katledildiği, kitlesel katliamın yapıldığı, camilerin yıkıldığı, Kuranların yakıldığı, Müslümanlara zorla domuz eti yedirildiği ve türbanın yasaklandığı</em>” ifadeleri bulunuyor.</p>
<p>Kimse tam olarak kaç Müslüman Chamın öldürüldüğünü bilmiyor, ama bu dönemi araştıran Kamboçya Dokümantasyon Merkezi (DC-Cam) 1975 ile 1979 arasında 700 bin kişiden <strong>100 bin</strong> ila <strong>500 bin</strong>inin öldürüldüğünü tahmin ediyor.</p>
<p>Hayatta kalanlardan Zekeriya Bin Ahmed, ”<em>İnsanlar namaz kılabilmek için her yolu deniyordu, bazen kağnıda, bazen ormanda, bazen de yıkanırken</em>” diyor. 61 yaşındaki Bin Ahmed, bir daha hiç göremediklerini hatırlıyor ve ”<em>Birçoğu öldürüldü</em>” diyor.</p>
<p>Şimdi Chamlar adalet istiyor. Chraing Chamres Camisinin dini lideri Sales Pin Apoutorliep, ”<em><strong>Pol Pot</strong> rejiminde neler olup bittiğini ortaya koyacak mahkemeye tam destek veriyoruz. Şimdi hikayemizi anlatabiliriz</em>” diyor. Sales Pin Apoutorliep, o dönemde anne-babasını ve dört kardeşini kaybetmiş.</p>
<p><img title="Kızıl Komünist Lider Pol Pot 3 Milyondan Fazla İnsanı Katletti" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/K%C4%B1z%C4%B1l-Kom%C3%BCnist-Lider-Pol-Pot-3-Milyondan-Fazla-%C4%B0nsan%C4%B1-Katletti.jpg" alt="" width="458" height="556" /></p>
<p><em>Kızıl Komünist Lider <strong>Pol Pot</strong> <strong>3.000.000</strong>‘dan Fazla İnsanı Katletti</em></p>
<p>DC-Cam’dan Farina So ise Kızıl Kmerler döneminde Chamların acılarına ilişkin pek az belge bulunduğunu, onların çektiği acılara dair çok az araştırma yapıldığını belirterek, ”<em>Halk tarafından tanınmaya ihtiyaçları var</em>” diyor. Chamlar bugün Kamboçya’da 500 bin kişi kadar, bunların çoğu Sünni. Camilerini yeniden inşa eden Chamların İslam’ı öğrendikleri ve öğrettikleri okulları da var. Farina So’ya göre, ”<em>Bu travmayı unutmaya çalışıyorlar, ama süreç yavaş işliyor</em>”.</p>
<p><a href="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Pol-Pot-Askerleri.jpg" target="_blank"><img title="Pol Pot Askerleri" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Pol-Pot-Askerleri-680x447.jpg" alt="" width="680" height="447" /></a></p>
<p><a href="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Trushy-City-Ruined-By-Pol-Pot.jpg" target="_blank"><img title="Trushy City Ruined By Pol Pot" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Trushy-City-Ruined-By-Pol-Pot-680x501.jpg" alt="" width="680" height="501" /></a></p>
<p>O günleri yaşamamış olan gençlerde de yara hala kanıyor. Bin Ahmed’in gelini Yakin El, geçmişte olanların mahkemede ele alınmasından memnun. Küçük bir çocukken akrabalarının yaşadıklarını öğrendiğinde şok geçirdiğini anlatıyor ve öldürülenleri unutmamak gerektiğini söylüyor.</p>
<p><em>(AA, Temmuz 2011)</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/634/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/634/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=634&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/23/unutulan-bir-musluman-katliami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/K%C4%B1z%C4%B1l-Kom%C3%BCnist-Lider-Pol-Pot-3-Milyondan-Fazla-%C4%B0nsan%C4%B1-Katletti.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Kızıl Komünist Lider Pol Pot 3 Milyondan Fazla İnsanı Katletti</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Pol-Pot-Askerleri-680x447.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Pol Pot Askerleri</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/07/Trushy-City-Ruined-By-Pol-Pot-680x501.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Trushy City Ruined By Pol Pot</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Kadının Öncü Rolü</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/13/kadinin-oncu-rolu/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/13/kadinin-oncu-rolu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 10:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=628</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Son yazımızda, 4-5 Ekim’de, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da “Küreselleşen Dünyada İslâmî Liderlik” konulu uluslararası bir konferansın tertiplendiğinden bahsetmiş ve ilk gün ele alınan konuları sizlerle paylaşmıştım. &#160; Bugün ise konferansın ikinci gününe damgasını vuran “Kadının Müslüman Toplumlarda Oynaması Gereken Öncü Rol” konusunu özetle ele alacağım. &#160; Uluslararası Malezya İslâm Üniversitesi’nin yeni rektörü Profesör Dr. Zeliha [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=628&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/13/kadinin-oncu-rolu/982-kadinin_oncu_rolu/" rel="attachment wp-att-629"><img class="alignleft size-full wp-image-629" title="982-KADININ_ONCU_ROLU" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/10/982-kadinin_oncu_rolu.png?w=604" alt=""   /></a>Son yazımızda, 4-5 Ekim’de, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da “<strong>Küreselleşen Dünyada İslâmî Liderlik</strong>” konulu uluslararası bir konferansın tertiplendiğinden bahsetmiş ve ilk gün ele alınan konuları sizlerle paylaşmıştım.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Bugün ise konferansın ikinci gününe damgasını vuran “<strong>Kadının Müslüman Toplumlarda Oynaması Gereken Öncü Rol</strong>” konusunu özetle ele alacağım.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Uluslararası Malezya İslâm Üniversitesi’nin yeni rektörü Profesör Dr. <strong>Zeliha Kameruddin</strong>’in sunduğu “Kadının Çağdaş Liderlikteki Rolü” başlıklı tebliğ ve sonrasında sorular kısmında verdiği cevaplar ikinci günün gündemini oluşturdu.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Doğrusu Zeliha hanım, İslâm Üniversitesi’nin hem yeni rektörü hem de hukuk profesörü olması vasfıyla modern söylemlere yakın duracağını bekleyen kesimleri şaşırttı. İslâmî değerler zemininde kalarak Müslüman hanımın toplumda yapıcı rol oynayabileceğini anlattı ve modern kadın duruşunu eleştirdi. Hanım sahabilerin oynadığı toplumsal öncü rol, onun verdiği cevapların referans kaynağını teşkil ediyordu.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Yine aynı zeminde kalarak; “<strong>kadının ev hanımı ve annelik rolünü</strong>”nü öne çıkardı. Kendisinden şu örneği verdi. <strong>Üniversitede yıllarca hocalık yaptığını, şimdi de rektörlük sorumluluğunu üstlendiğini, ama eve gittiğinde, evin kapısını bir akademisyen ve rektör olarak değil bir anne ve bir ev hanımı olarak açtığını ve bununla da gurur duyduğunu anlattı</strong>. Kadının kendisi olması ve fıtratına uygun davranması gerektiğinin altını çizdi.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Kimilerinin zannettiği gibi kadının toplumsal sorumluluk üstlenmesinin annelikten ve ev hanımlığından feragat etmek anlamına gelmeyeceğini / gelmemesi gerektiğini savundu. İnsanlığın varlığını sağlıklı sürdürebilmesi için kadınların üstlendikleri toplumsal görevlerin yanında “<strong>çocuk üretim ve terbiye merkezi</strong>” olarak kalmaları gerektiğini vurguladı. Anneliği küçümseyenlerin kadın doğasını inkâr ettiklerini de anımsattı.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Kadın hakları üzerine yaptığı çalışmalarla da bilinen Prof. Zeliha Kameruddin, burada feministlerin yanılgısına işaret ederken, en uçtaki feministlerin nasıl erkek düşmanlığına savrulduklarını şu çarpıcı izahla yaptı.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">“Ultra radikal feministler bir noktaya vardıklarında fıtratlarındaki annelik duygusunun ağırlığı altında ezilmeye başlıyorlar. Annelik duygusunu yaşamak için de çocuk yapmaları gerekiyor. Bu yüzden istemeyerek de olsa sperm bankalarına müracaat etmek zorunda kalıyorlar. İşin ironisi de, anne olmak isteyen feministlerin bu arzularını gerçekleştirmek için erkeğe muhtaç olmaları. Bu da onları çılgına çeviren bir durum. Ama bunun intikamını çocuğun cinsiyetini mutlaka kız olarak belirlemekle alıyorlar..”</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Müslüman kadının toplumda oynaması gereken rol bütün dünya Müslümanlarını ilgilendiren bir konu. <strong>Bu konuda zıt kutupların olduğunu, ifrat ve tefrit karşısında vasat duruşu savunanların sesinin ise fazla duyulmadığını söyleyebiliriz</strong>.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Bu anlamda Müslüman toplumlarda kadının rolünü daha çok vakanın belirlediğini, prensiplerin vakanın dayattığı duruma göre tevil edildiğini görüyoruz. Vakaya da global liberal kültürel hegemonyanın yön verdiğini biliyoruz. </span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Batı’nın Müslüman toplumların yumuşak karnı olarak kadını gördükleri, Müslüman aile yapısı üzerine özellikle de kadın üzerinden mühendislik çalışmaları yaptıkları bir sır değil.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Globalizmin bu oyunlarını tartışmak bile, kimi Müslüman kadınları, “Elinizi biz Müslüman kadınların üzerinden çekin!” tepkisine sevkediyor. <strong>Bu tepki global hegemonlardan çok bu konuyu analiz eden Müslüman erkeklere yöneltiliyor</strong>. Bu da konunun ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.</span></div>
<p>&nbsp;</p>
<div align="right"><strong><span style="font-family:Verdana;font-size:x-small;">Serdar Demirel</span></strong></div>
<p><span style="font-family:Verdana;font-size:xx-small;"><br />
</span></p>
<p align="right">
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/628/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/628/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=628&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/10/13/kadinin-oncu-rolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/10/982-kadinin_oncu_rolu.png" medium="image">
			<media:title type="html">982-KADININ_ONCU_ROLU</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hicaz Demiryolu Müslümanların Ortak Hayaliydi</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/08/23/hicaz-demiryolu-muslumanlarin-ortak-hayaliydi/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/08/23/hicaz-demiryolu-muslumanlarin-ortak-hayaliydi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Aug 2011 03:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihi Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[İkinci Abdülhamid tarafından 111 yıl önce yaptırılmasına başlanan Hicaz Demiryolu, dünya Müslümanlarını ortak bir hedef ve ideal etrafında birleştiren ve Batılı devletleri şaşkınlığa uğratan önemli bir kutsal projeydi. İcadından kısa bir süre sonra imparatorlukta demiryolu inşaatı için teşebbüsler olmuşsa da ilk demiryolu SultanAbdülmecid döneminde 1856′da işletmeye açılan İskenderiye-Kahire hattı olmuştu. Avrupa’ya bir seyahat yapan Sultan Abdülaziz Osmanlı topraklarına [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=617&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="zemanta-img">
<div class="wp-caption alignright" style="width: 310px"><a href="http://commons.wikipedia.org/wiki/File:Sultan_Abd%C3%BClaziz.JPG"><img title="Abdul Aziz" src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/00/Sultan_Abd%C3%BClaziz.JPG/300px-Sultan_Abd%C3%BClaziz.JPG" alt="Abdul Aziz" width="300" height="404" /></a><p class="wp-caption-text">Image via Wikipedia</p></div>
</div>
<p><strong>İkinci Abdülhamid</strong> tarafından 111 yıl önce yaptırılmasına başlanan <strong>Hicaz Demiryolu</strong>, dünya Müslümanlarını ortak bir hedef ve ideal etrafında birleştiren ve Batılı devletleri şaşkınlığa uğratan önemli bir kutsal projeydi.</p>
<p>İcadından kısa bir süre sonra imparatorlukta demiryolu inşaatı için teşebbüsler olmuşsa da ilk demiryolu Sultan<strong>Abdülmecid</strong> döneminde 1856′da işletmeye açılan İskenderiye-Kahire hattı olmuştu. Avrupa’ya bir seyahat yapan <a class="zem_slink" title="Abdülaziz" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Abd%C3%BClaziz" rel="wikipedia">Sultan Abdülaziz</a> Osmanlı topraklarına döndükten sonra demiryolları yatırımları yaparak ülke ekonomisini kalkındırma çabası içine girdi.</p>
<p>Demiryolu yatırımları İkinci Abdülhamid döneminde de devam etti. Ancak demiryollarının çoğu Avrupa sermayesiyle yapılıyordu. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Hicaz Demiryolu’nun yapılmasıyla ilgili birçok teşebbüs olmuşsa da bunlar gerçekleşmemişti. Ufuk Gülsoy, “Kutsal Proje, Ortadoğu’da Osmanlı Demiryolları” isimli kitabında arşiv kaynaklarından hareket ederek Hicaz Demiryolu’nun yapılmasını teferruatlı olarak anlatır.</p>
<p><strong>Hicaz Demiryolu</strong></p>
<p>İmparatorluğu parçalanmaktan korumak için insanüstü bir çaba gösteren İkinci Abdülhamit’in gözünde İslam dünyasının en önemli şehirlerini barındıran Arabistan’ın ayrı bir yeri vardı. Bölgeye yapılacak demiryolunun önemini kavrayan sultan 2 Mayıs <strong>1900</strong>‘de çıkardığı bir irade ile Hicaz Demiryolu inşaatını başlattı.</p>
<p><img title="Hicaz Demiryolu" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hicaz-Demiryolu.jpg" alt="" width="500" height="360" /></p>
<p>Yapılacak demiryolu bölgede yayılmaya çalışan emperyalistler için bir set vazifesi görecekti. Avrupalılar’ın teşvikiyle meydana gelecek ayaklanmalara karşı rahatlıkla ve hızla asker nakledileceği için isyanlar büyümeden bastırılabilecekti. En önemli nokta ise <a class="zem_slink" title="Istanbul" href="http://maps.google.com/maps?ll=41.0166666667,28.9666666667&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=41.0166666667,28.9666666667 (Istanbul)&amp;t=h" rel="geolocation">İstanbul</a>’dan Medine ve Mekke’ye demiryoluyla rahat, ucuz, güvenli ve hızlı bir hac seyahati yapılabilecekti. Eşkıya tehdidi altında aylarca süren hac yolculuğu için bu demiryolu çok önemliydi. Hicaz Demiryolu’nun inşasıyla aynı zamanda halife olan İkinci Abdülhamid’in İslam alemindeki itibarının artacağı da muhakkaktı. Avrupalılar’ı şüphelendirmemek için demiryolu projesinin askeri ve siyasi yönünden ziyade dini boyutu ön plana çıkarıldı.</p>
<p><strong>Memurların maaşından kesinti</strong></p>
<p>Padişahın emrinden sonra Hicaz Demiryolu organizasyonu için bir komisyon kuruldu. Komisyonun perde arkasındaki idarecisi Ahmed İzzet Paşa (Arap İzzet) idi. İlk aşamada Mekke’ye kadar yapılması planlanan hattın 4 milyon altın liraya mal olacağı hesaplanmıştı. Bu miktar Osmanlı maliyesi için çok büyük bir rakamdı. Osmanlı bütçesinin yaklaşık yüzde 20′sine ulaşıyordu. Dış borç ödemeleri yüzünden Osmanlı maliyesinin bu parayı bulma şansı yoktu.</p>
<p>Osmanlı yönetimi Hicaz Demiryolu’nun Müslümanlar’dan toplanacak bağışlarla yaptırılmasını bir çözüm yolu olarak benimsedi. Demiryolunun maliyet rakamı büyük olduğu için ne kadar bağış yapılırsa yapılsın gerekli miktara ulaşılamıyordu. Bağışlarla gerekli paranın üçte birine ulaşılmıştı. Bunun üzerine yeni gelir kaynakları devreye sokuldu. Yüksek maaş alan memurların maaşlarından zorunlu kesintiler yapıldı. Yardım pulları, kartpostal ve cüzdanlar çıkarıldı. Yeni harç ve vergiler kondu. Bazı madenlerin işletme imtiyazları Hicaz Demiryolu’na verildi. Kurban derilerinin satışından elde edilen paralar projeye bırakıldı.</p>
<p>İnsanüstü çalışma sayesinde gerekli para toplanmıştı. Hicaz Demiryolu için 1900 yılından 1908 sonuna kadar elde edilen gelirlerin toplamı 3.919.696 liraydı.</p>
<p><strong>Hac yolu üzerinde demiryolu</strong></p>
<p>Hicaz hattı İkinci Abdülhamid’in isteği üzerine tarihi hac yolu boyunca yapılacaktı. İnşaatına 1 Eylül 1900′da başlanan Hicaz Demiryolu inşaatında her milletten mühendis çalıştırıldı. Medine bölgesindeki inşaat ise tamamen Müslüman mühendisler tarafından yapılmıştı. İşçiler çoğunlukla askeri birliklerden sağlanmıştı. Uzmanlık gerektiren işlerde ise Avrupalı işçi ve ustalardan da faydalanılmıştı.</p>
<p><img title="Hicaz Demiryolu Treni" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hicaz-Demiryolu-Treni.jpg" alt="" width="540" height="558" /></p>
<p>1903′te <a class="zem_slink" title="Amman" href="http://maps.google.com/maps?ll=31.9497222222,35.9327777778&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=31.9497222222,35.9327777778 (Amman)&amp;t=h" rel="geolocation">Amman</a>’a, 1904′te Maan’a ulaşıldı. 1905′te demiryolunda yolcu ve eşya taşımacılığına başlandı.<strong>Medine</strong>‘ye <strong>1908</strong>‘de varıldı. 1464 kilometreyi bulan Hicaz Demiryolu 1 Eylül 1908′de yapılan bir törenle işletmeye açıldı. İkinci Abdülhamid’in tahttan indirilişine kadar bu demiryolu hattı resmi belgelerde “Hamidiye Hicaz Demiryolu” olarak zikredilmiştir.</p>
<p><strong>Şerif Hüseyin bitirilmesini engelledi</strong></p>
<p>Hicaz Demiryolu, 1917′de 1750 km. uzunluğa erişmişti. Demiryolunun en önemli kısımları olan Medine-Mekke ve Mekke-Cidde hatları ise Şerif Hüseyin ve onun tahrik ettiği bedevi şeyhlerin karşı koyması yüzünden yapılamadı. Şerif Hüseyin, demiryolunun Mekke ve Cidde’ye kadar uzatılması halinde siyasi ve askeri gücünün ortadan kalkacağını anlamıştı. Hicaz bölgesinde yeni problemler çıkmasını istemeyen İttihat ve Terakki hükümetleri Şerif Hüseyin ile ilişkilerini bozmadı. Medine-Mekke ve Cidde-Mekke hatlarının yapımından vazgeçildiği resmen bildirildi.</p>
<p><img title="Serif Hüseyin" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Serif-H%C3%BCseyin.jpg" alt="" width="363" height="446" /></p>
<p><em>Osmanlı’ya İhanet Eden ve Daha Sonra</em></p>
<p><em>Pişmanlık İçerisinde Ölen <strong>Şerif Hüseyin</strong></em></p>
<p>Tamamı bitirilemese de Hicaz Demiryolu, dünya Müslümanlarını ortak bir hedef ve ideal etrafında birleştirmişti. Osmanlı’nın bu demiryolunu yapacağına ihtimal vermeyen Batılı devletler ise şaşkınlıklarını gizleyememişlerdi.</p>
<p><strong>Dünya Müslümanlarının bağışlarıyla kutsal proje</strong></p>
<p>Dış borç ödemeleri yüzünden Osmanlı maliyesi zor durumda olduğu için Hicaz Demiryolu’nun Müslümanlar’dan toplanacak bağışlarla yaptırılması düşünülmüştü. Bu işin gerçekleşmesi için de çok iyi bir organizasyon kuruldu. Dönemin önemli âlimleri meseleye destek oldu. Gazetelerde yazılar yayınlandı. İlanlar asıldı, duyurular yapıldı.</p>
<p>Demiryolu yapımı için Sultan İkinci Abdülhamid 50 bin lira vererek kampanyayı başlatmıştı. Sultanı diğer devlet adamları ve bürokratlar takip etmişti Taşra komisyonlarınca toplanan bağışlar önce vilayet merkezlerine, oradan da bir <a class="zem_slink" title="Ottoman Bank" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ottoman_Bank" rel="wikipedia">Osmanlı Bankası</a> veya <a class="zem_slink" title="Ziraat Bankası" href="http://www.ziraat.com.tr" rel="homepage">Ziraat Bankası</a> şubesi kanalıyla İstanbul’a ulaştırıldı. Banka bulunmayan yerlerde ise bağış paraları posta havalesiyle merkeze gönderildi.</p>
<p>Hicaz Demiryolu projesinin yalnız Osmanlılar’ın değil bütün dünya Müslümanlarının ortak eseri olduğu söylenerek başka ülkelerdeki Müslümanlar’dan da yardım istendi. Başta Hindistan, Mısır, Rusya ve Fas’tan olmak üzere Endonezya’dan, Singapur’dan, Güney Afrika’dan, Avrupa’daki bazı İslam cemiyetlerinden, Tunus, Cezayir, İngiltere ve Amerika’dan bağışta bulunuldu. Sade vatandaşların yanı sıra Fas emiri, İran şahı, Buhara emiri devlet başkanları da Hicaz Demiryolu’na bağış yapmıştı.</p>
<p><strong>Osmanlı gibi Hicaz Demiryolu da parçalandı</strong></p>
<p>Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Hicaz Demiryolu dört kısma ayrıldı. Hayfa-Semah hattı Filistin’de, Müdevvere-Medine hattı Hicaz Haşimi Krallığı (Daha sonra Suudi Arabistan), Şam-Der’a, Der’a-Semah hattı Suriye’de, Der’a-Müdevvere hattı ise Ürdün’de kaldı.</p>
<p><a href="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hejaz-Railway-Saudi-Arabia-1997.jpg" target="_blank"><img title="Hejaz Railway, Saudi Arabia, 1997" src="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hejaz-Railway-Saudi-Arabia-1997-680x485.jpg" alt="" width="680" height="485" /></a></p>
<p><em>Hejaz Railway – Saudi Arabia – 1997</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/617/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/617/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=617&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/08/23/hicaz-demiryolu-muslumanlarin-ortak-hayaliydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/0/00/Sultan_Abd%C3%BClaziz.JPG/300px-Sultan_Abd%C3%BClaziz.JPG" medium="image">
			<media:title type="html">Abdul Aziz</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hicaz-Demiryolu.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hicaz Demiryolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hicaz-Demiryolu-Treni.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hicaz Demiryolu Treni</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Serif-H%C3%BCseyin.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Serif Hüseyin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://www.arastiralim.com/wp-content/uploads/2011/08/Hejaz-Railway-Saudi-Arabia-1997-680x485.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Hejaz Railway, Saudi Arabia, 1997</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>El-Albani Kimdir</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/07/25/el-albani-kimdir/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/07/25/el-albani-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 16:04:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=612</guid>
		<description><![CDATA[Zamanımızın Önde Gelen Reformcusu el-Albânî Hakkında Kısa Bir Rehber Yazan: Dr. Cibril Fuad Haddad Tercüme: Murat Yazıcı [Not: Köşeli parantez içindeki notlar mütercim tarafından eklenmiştir.] Nâsıruddîn el-Albânî günümüz Vehhabî ve “Selefîleri” arasında en önde gelen bir bid’atçı ve reformcudur. Meslek olarak saat tamircisidir. Kendi kendisini eğiterek [sadece kitap okuyarak] hadîs âlimi olmak iddiasında olan bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=612&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_613" class="wp-caption alignleft" style="width: 235px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/07/25/el-albani-kimdir/al-albani/" rel="attachment wp-att-613"><img class="size-full wp-image-613" title="Al-Albani" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/07/al-albani.jpg?w=604" alt=""   /></a><p class="wp-caption-text">Reformcu: El-Albani</p></div>
<p><strong>Zamanımızın Önde Gelen Reformcusu el-Albânî Hakkında Kısa Bir Rehber</strong></p>
<p><strong>Yazan: Dr. Cibril Fuad Haddad</strong></p>
<p>Tercüme: Murat Yazıcı</p>
<p>[Not: Köşeli parantez içindeki notlar mütercim tarafından eklenmiştir.]</p>
<p>Nâsıruddîn el-Albânî günümüz Vehhabî ve “Selefîleri” arasında en önde gelen bir bid’atçı ve reformcudur. Meslek olarak saat tamircisidir. Kendi kendisini eğiterek [sadece kitap okuyarak] hadîs âlimi olmak iddiasında olan bir kişidir. İslâmî ilimlerden herhangi birinde bir hocası [ve icazeti] yoktur. Kur’an-ı kerimi veya herhangi bir hadîs, fıkıh, akaid, üsûl veya imlâ kitabını ezberlemediğini itiraf etmiştir. Büyük Ehl-i sünnet âlimlerine hücum ederek ve fıkıh ilmini aşağılayarak meşhur olmuştur. Bilhassa, bir Hanefi fıkıhçısı olan babasının mezhebine karşı kötü niyet sergilemiştir.</p>
<p><a name="more"></a>Allahü teâlânın dostlarına ve tasavvuf ehline karşı aşırı saygısızdır. Önce Suriye’den, sonra Suudi Arabistan’dan çıkarılmış, 1999’da ölene kadar Amman-Ürdün’de ev hapsi altında yaşamıştır. Bid’atçıların, kendilerine has yeni yollar tutan reformcuların ve “Selefî” ve Vehhabî sempatizanlarının kıblesi olmaya devam etmektedir. Kitap tüccarlarının ve birçok eğitimsiz Müslümanın tercih ettiği bir yazardır. Çağımız Sünnî âlimlerinin ekserisi onun sapıklıkları hakkında ikazlarda bulunmuş ve birçokları onu reddeden makaleler veya kitaplar yazmışlardır. Bunlardan bazıları şunlardır:</p>
<p>1 &#8211; Hindistanlı hadîs âlimi Habiburrahman el-A&#8217;zami: 4 ciltlik &#8220;el-Albânî Şudhudhuhu ve Ahtâ’uh&#8221; (Albânî’nin Sapmaları ve Hataları).<br />
<span id="more-612"></span><br />
2 &#8211; Suriyeli âlim Muhammed Sa’id Ramazan el-Buti iki klasik eser yazmıştır: &#8220;El lâ mezhebiyye ehtaru bid&#8217;atin&#8230;&#8221; (Bir Mezhebe Tâbi’’ Olmamak Şerî’atı Tehdid Eden En Büyük Tehlikedir) ve &#8220;Es Selefiyye Merhalatun Zemaniyyetun Mübareke lâ Mezhebun İslâmi&#8221; (Selefin Yolu Mübarek ve Tarihî Bir Çığırdı, İslâmî Bir Mezheb Değildi).</p>
<p>3 &#8211; Faslı hadîs âlimi Abdullah ibni Muhammed ibni Sıddîk el-Gummari: &#8220;Irğam el mubtedi&#8217; el ğabi bi cevaz-it tevessul bi-n Nebî fi-r Redd &#8216;alel Albânî el vabi&#8221; (Muzır el-Albânî’ye Reddiye: Akılsız Bid’atçının Peygamber aleyhisselâm ile Tevessülün Cevâzına Mecbur Edilmesi), &#8220;El kavl-ul mukni&#8217; fi-r redd &#8216;alel Albânî&#8217;l mubtadi&#8217;&#8221; (Bid’atçı el-Albânî’nin Reddi için İkna Edici İzah) , &#8220;Itkan es-sun&#8217;a fiy tahkik ma&#8217;nal bid&#8217;a&#8221; (Bid’atın Ma’nâsının Tahkiki için Hassas Çalışma).</p>
<p>4 &#8211; Faslı hadîs âlimi Abdulaziz ibni Muhammed ibni Sıddîk el-Gummari: &#8220;Beyan neks-el nekîs el mu&#8217;tadi&#8221; (İsyancının İhanetinin Teşhiri).</p>
<p>5 &#8211; Suriyeli hadîs âlimi Abdu&#8217;l-Fettah Ebû Gudde: &#8220;Redd &#8216;alel ebatil vel iftira-ât nasir el-Albânî ve sahibihi sabikan Zuheyr el-Şeviş ve mu&#8217;azirihima&#8221; (el-Albânî’nin ve eski arkadaşı Zuheyr el-Şeviş’in ve Destekçilerinin Yalanlarının ve Uydurmalarının Reddi).</p>
<p>6 &#8211; Mısırlı hadîs âlimi Muhammed Avvame: &#8220;Âdâb el-İhtilâf&#8221; (Görüş Farklılıklarını Uygun Şekilde İfade Etme Adabı).</p>
<p>7 &#8211; Mısırlı hadîs Âlimi Mahmud Sa&#8217;id Memduh: &#8220;Vusul et-Tahani bi isbat Sunniyet-üs subha ve-r redd &#8216;alel Albânî&#8221; (el-Albânî’ye Reddiye: Tesbihin Bir Sünnet Oluşunun Teyidi ve Karşılıklı Faydanın Varışı), Tenbih-ül Muslim ila ta&#8217;addi-l Albânî &#8216;ala Sahihi Muslim&#8221; (el-Albânî’nin Sahih-i Müslim’e Saldırısı Hakkında Müslümana İkaz).</p>
<p>8 &#8211; Suudi hadîs âlimi İsma&#8217;il ibni Muhammed el-Ensâr: &#8220;Te&#8217;akkubat &#8216;ala &#8220;silsilet-ul Ehadîs ed-da&#8217;îfe vel mevdu&#8217;e&#8221; lil Albânî&#8221; (el-Albânî’nin Zayıf ve Mevdu Hadîsler Hakkındaki Kitabının Tenkidi), &#8220;Tashih Salat-ut Teravih &#8216;işrîne rek&#8217;aten ve-r redd &#8216;alel Albânî fi tad&#8217;îfih&#8221; (Teravih Namazının Yirmi Rekat Oluşunun Doğruluğunun Tesbiti ve el-Albânî’nin Bunu Zayıflatmasının Reddi), &#8220;İbahat et-tahalli biz&#8217;zeheb el muhallak lin-nisa ver-redd &#8216;alel Albânî fi tahrîmih&#8221; (Kadınların Altın Takıları Kullanmasının Cevâzı ve el-Albânî’nin Bunu Yasaklamasının Reddi).</p>
<p>9 &#8211; Suriyeli âlim Bedreddin Hasan Diab: &#8220;Envar el mesabîh &#8216;ala zulumat el-Albânî fi salat-et teravih&#8221; (el-Albânî’nin Teravih Namazı Üzerindeki Karanlığının Aydınlatılması).</p>
<p>10 &#8211; Dubai&#8217;ın Diyanet İşleri Reisi &#8216;İsa ibni Abdullah ibni Mani&#8217; el-Himyâri: &#8220;El i&#8217;lam bi istihbab şedd er-rihâl li Ziyareti Kabri Hayr-il Enâm&#8221; (Mahlukatın En Hayırlısının Kabrini Ziyaret için Seyahatin Tavsiyesi Hakkında Bildirim), &#8220;El bid&#8217;a el hasene aslun min usul-it teşri&#8217;&#8221; (Bid’at-ı Hasene İslâm Hukukunun Kaynaklarındandır).</p>
<p>11 &#8211; Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin Diyanet İşleri Bakanı Şeyh Muhammed ibni Ahmed el-Hazreci’nin makalesi: &#8221; el-Albânî: tetarrufâtuh&#8221; (el-Albânî’nin Aşırılıkları).</p>
<p>12 –Suriyeli âlim Firas Muhammed Velid Veys’in neşre hazırladığı İbni Mulakkin’e ait Sünniyyatü&#8217;l-Cumu&#8217;atü&#8217;l-Kabliyye’deki bir yazısı (Cuma Namazından Önce Kılınması Gereken Sünnet Namazlar).</p>
<p>13. Suriyeli âlim Semir İslâmbulî: el-Ahad, el-İcmâ&#8217;, en-Nesh.</p>
<p>14. Ürdünlü âlim Es&#8217;ad Selim Tayyim: Beyanu Evhâmi&#8217;l-Albânî fî Tahkikihi li Kitâb Fazlu&#8217;s-Salâti &#8216;ale&#8217;n-Nebî sallallahu aleyhi ve sellem (el-Albânî’nin Fazlu&#8217;s-Salâti &#8216;ale&#8217;n-Nebî Kitabını Neşrederken Yaptığı Hataların Teşhiri).</p>
<p>15 &#8211; Ürdünlü âlim Hasan Ali es-Sakkaf: 1. Tanâkuzâtü&#8217;l-Albânî el-Vâdihati fî ma Vaka&#8217;a fî Tashîhi&#8217;l-Ahadîsi ve Tad&#8217;îfiha min Ahta&#8217;in ve Galtatin, iki cilt (Albânî’nin Hadîsleri Sahih veya Zayıf İlan Ederken Yaptığı Hatalarda ve Gaflarda Mevcut Açık Çelişkileri), 2. İhticâcu&#8217;l-Ha&#8217;ibi bi &#8216;İbârâti men İdde&#8217;a el-İcmâ&#8217;a fe Hüve Kâzibun (Beceriksizin “İcma Vardır Diyen Yalancıdır!” İfadesine Sığınışı), 3. el-Kavlü&#8217;z-Zabtu fî Siyami Yevmi&#8217;s-Sebt (Cumartesi Günleri Oruç Tutmak Hakkındaki Sağlam İzahat), 4. el-Lecifu&#8217;d-Du&#8217;af li&#8217;l-Mutala&#8217;ib bi Ahkami&#8217;l-İ&#8217;tikaf (İ’tikafın Hükümleriyle Oynayan Kişiye Öldürücü Darbe), 5. Sahih Sıfat Salat en-Nebî sallallahu aleyhi ve sellem (Peygamberimizin Namazının Doğru Tarifi), 6. İ&#8217;lamu&#8217;l-Ha&#8217;id bi Tahrimi&#8217;l-Kur&#8217;ani &#8216;ale&#8217;l-Cünübi ve&#8217;l-Ha&#8217;idi (Hayzlıya ve Cünübe Kur’an-ı Kerimin [tutmanın ve okumanın] Yasaklığı Konusuna Burnunu Sokan İşgüzar Kişinin Değerinin Takdiri), 7. Telkihu&#8217;l-Fuhumi&#8217;l-&#8217;Aliyeti (Yüksek Anlayışın Sık Tekrarla Öğretilmesi), 8. Sahihu Şerhi&#8217;l-&#8217;Akideti&#8217;t-Tahâviyye (İmam Tahâvî’nin Akidesinin Doğru İzahatı).</p>
<p><strong>Albânî&#8217;nin bid&#8217;atları arasında şunlar vardır:</strong></p>
<p>1. Adabuz Zifaf [Evlenme Adabı] kitabında kadınların altın yüzük, bilezik, zincir vs. giymesini yasaklamaktadır; bu ulemânın icmâ’ına aykırıdır. [Mütercimin notu: Albânî’nin bahis konusu kitabının tercümesindeki yazı şöyledir: “Bazı erkekler nişan yüzüğü adı altında parmaklarına altın yüzük takarlar. Bu âdet bize Hıristiyanlardan geldiği için evvela onlara benzemek olur. Sonra da İslâm prensiplerine göre, altın takmak erkeklere zaten haramdır. İleriki sayfalarda zikrettiğimiz, altını kadınlara bile yasak eden nasslara muhalefet etmektir.” (N. Albânî, Hadîs-i Şeriflere Göre Evlenme Adabı, Arslan Yayınları, s. 64) Bu kitabın mütercimi Ali Arslan, bir not ilave etmiş: “Bu fetva, dört mezhebe muhaliftir. Dört mezhebe göre de altın kadınlara helaldir, bilinsin.” (s.66)]</p>
<p>2. Ticaretten kazanılan paranın % 2,5’lik zekâta tâbi’ olmadığını iddia etmektedir. [Halbuki] Ticaret Müslümanların arasında parayı deveran ettiren en temel faaliyettir.</p>
<p>3- Cumartesi günleri oruç tutmayı mutlak olarak yasaklamaktadır.</p>
<p>4- Üç Mescid dışındaki herhangi bir mescidde i`tikaf yapmayı yasaklamaktadır.</p>
<p>5. Ramazan ayında, şerî’atın tarif ettiği akşam vaktinden önce ve hakiki imsaktan sonra yiyip içmenin câiz olduğunu iddia etmektedir.</p>
<p>6. Hanefî fıkhını [bugünkü] İncil&#8217;e benzetiyor. (Bkz. Münzirî&#8217;nin Sahih-i Müslim Muhtasarı&#8217;na yaptığı yorum, 3. Baskı, Beyrut: el-Mekteb el-İslâmî, 1977, s.548). Bu ifade sonraki baskılardan çıkarılmıştır.</p>
<p>7- İnsanları, selef imamları (mesela, dört mezheb imamı) yerine kendisini taklid etmeye davet etmektedir. Takipçileri Albânî’nin görüşlerine uymayan hadîs-i şerifleri geçersiz kılmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>8- Kasden terk edilen namazların kazâ edilmesini yasaklamaktadır.</p>
<p>9. Hayızlı kadının ve cünübün Kur’an-ı kerîmi okumasının, tutmasının ve taşımasının câiz olduğunu iddia etmektedir.</p>
<p>10. Peygamberimizin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) kabrinin mescid içinde bulunmaya devam etmesinin Medîne’de mevcut bid’atlardan biri olduğunu tekrar tekrar iddia etmektedir.</p>
<p>11. Peygamberimizin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) kabrini ziyaret etmek veya O’ndan şefaat istemek maksadıyla seyahat edenin yanıltılmış bir bid’atçı olduğunu iddia etmektedir.</p>
<p>12. Allahü teâlâyı hatırlamak için elinde tesbih taşıyanın yanlış yapığını ve bid’atçı olduğunu iddia etmektedir.</p>
<p>13. Allahü teâlâ için Arş’ın üzerinde bir mekân uydurmuş ve buna el-mekân el-ademî (mevcut olmayan mekân) adını vermiştir.</p>
<p>14. Tamamü&#8217;l-minne isimli kitabında istimnânın [masturbasyonun] orucu bozmadığını iddia etmektedir.</p>
<p>15. Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buhârî’nin “düzeltilmiş” baskılarını neşretmiş ve “muhtasar” [kısaltılmış] ismini vererek hileli bir yol izlemiştir. Böylece bu temel ve mühim kitabların bütünlüğünü [bozulmamış hallerini] ihlâl etmiştir.</p>
<p>16. Dört Sünen’in, İmam Buhârî’nin Edeb-ül Müfred’inin, Münzirî’nin Tergib ve Terhib’inin ve Süyûti’nin Cami&#8217;üs &#8211; Sağir&#8217;inin değişik bir şablonla yeni baskılarını neşretmiş ve bunların her birini “Sahih” ve “Zayıf” adını verdiği iki kısma ayırarak bu temel kaynakların bütünlüğünü [bozulmamışlığını] ihlâl ve tahrif etmiştir.</p>
<p>17. Diyor ki: “İlâhî sıfatları te’vil edenlerin bir çoğu zındık değillerdir, ama zındıkların söylediğini söylemektedirler.” Yine diyor ki: “Te’vil ile ta’til aynı şeydir.” (Fetâvâ (s. 522-523) ve Muhtasar el-Uluv (s. 23 vd.)).</p>
<p>18. Kasas/88’deki “O&#8217;nun vechinden [zatından] başka her şey yokluğa mahkumdur” meâlindeki âyette geçen “vech” kelimesini hâkimiyet ve mülk olarak açıkladığı için Buhârî’nin kâfir olduğunu imâ etmektedir. İmam Buhârî Sahih’inin Tefsir Kitabı kısmında der ki: “Vechi hariç, mülkü hariç ma’nâsındadır. Şöyle de söylenmiştir: Sadece O&#8217;nun vechi için yapılanlar hariç&#8230;” [Mütercimin notu: Kurtubî Tefsiri’nde diyor ki: “Ebû'l-Aliye ve Süfyan da şöyle demişlerdir: Kendisi ile yalnız­ca O'nun Vechi dilenen şeyler... (kalıcıdır) demektir. Yani sadece O'na yakınlaşmak maksadı ile yapılan ameller kalıcıdır.”] Buna karşı Albânî şu lafı ağzından kaçırmaktadır: “Hiç bir gerçek mü’min böyle bir şey demez” ve “el-Buhârî’nin böyle söylemediğini düşünmeliyiz.” (Fetâvâ s. 523)</p>
<p>19. Albânî el-Tevessül isimli kitapçıkda Mu’tezileyi taklid ederek, Peygamberimiz (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) veya Evliyadan biri vasıtası ile tevessül, istigase ve teşeffü’yü İslâm’daki haramlardan biri olarak ilan etmekde ve şirke denk olduğunu söylemektedir. Arkadaşları İbni Baz ve el-Kahtani (bkz. el-Vela ve el-Bera) gibi taklidçileri ve başkaları da böyle iddia ediyorlar. Bunlar böylece çok sayıdaki sağlam ve açık rivâyeti inkar etmiş oluyorlar. Meselâ, İmam Buhârî’nin İbni Ömer’den (radıyallahü anh) rivâyet ettiği şu hadîs-i şerif böyledir: “Kıyamet Günü güneş öylesine yaklaşacaktır ki, akan terler kulakların ortasına kadar erişecektir. Böyleyken Adem aleyhisselâmdan yardım isterler (istigasu), sonra Musa aleyhisselâmdan, ve sonra Muhammed aleyhisselâmdan. Muhammed aleyhisselâm onlar için şefaat edecektir (fe yeşfe’u)&#8230; ve o gün Allahü teâlâ O’nu yüce bir makama çıkaracaktır, böylece ayakta duran herkes (kâfirler dahil) O’nu öveceklerdir (yehmeduhu ehlu el-cem’i küllühüm).”</p>
<p>20 &#8211; Ölüm meleğinin isminin Azrâîl olduğunu inkâr etmekte ve bu ismin İsrailiyattan başka kaynağı olmadığını söylemektedir. Halbuki, Kâdî İyâd rahimehullah Şifâ-i Şerîf’de bu konuda icmâ’-ı ümmet olduğunu bildirmektedir.</p>
<p>21 &#8211; Diğer Vehhabîler ve “Selefî” bid’atçılar gibi Albânî de Eş’arîlerin, Mâtürîdîlerin ve tasavvufçuların Ehl-i sünnet dışı ve hatta İslâm dışı olduğunu iddia etmektedir. Halbuki Allahü teâlâ ve Peygamberi (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) bunları övmüştür! “Allah onun yerine öyle bir kavim getirecek ki, Allah onları sever; onlar da Allah&#8217;ı severler&#8230;” (5:54) meâlindeki âyet-i kerîme indikten sonra, Peygamberimiz (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) Ebû Musa el-Eş’arî’ye işaret etti ve dedi ki: “Onlar bu zatın kavmidir.” (İyad’dan rivâyet eden İbni Ebi Şeybe ve el-Hâkim bunun Müslim’in kıstasına göre sahih olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca el-Heysemî’nin sahih olduğunu bildirdiği bir isnadla el-Taberânî tarafından rivâyet edilmiştir.) el-Kuşeyrî, İbni Asakir, el-Beyhakî, İbni Sübkî ve başkaları dedi ki: Ebû Hasen el-Eş’arî’nin takipçileri –yani Eş’arîler, ki ekserisi tasavvuf ehlidir- Ebû Musa’nın kavmine dahildir çünkü, bir Peygamberin kavminden bahsedilen her yerde kasdedilen o Peygambere tâbi’ olanlardır. [Mütercimin notu: Ehl-i sünnet i'tikâdındaki iki mezheb imâmından biri olan Ebû Hasen el-Eş’arî (Ali bin İsmâil) hazretleri Eş'arî kavmindendir. Şeceresi şöyledir: Ali bin İsmâil bin İshâk bin Sâlim bin İsmâil bin Abdullah bin Mûsâ bin Bilâl bin Ebî Bürde bin Ebû Musel-Eş’arî. Ayrıca bkz. Kurtubî Tefsiri, Mâide/54.]</p>
<p>Mâtürîdîlere gelince, Hâkim, Zehebî, Süyûtî ve Heysemî&#8217;ye göre Bişr el-Ganevî veya Bişr el-Has’ami&#8217;den sahih bir zincirle gelen şu hadîs-i şerifde onlara atıfda bulunulmaktadır: “Kostantiniyye elbette feth edilecektir. O’nu feth eden kumandan (Fatih Sultan Mehmed, Allahü teâlâ ondan razı olsun), ne güzel kumandandır! Onu fetheden asker ne güzel askerdir!” Hem kumandan hem de asker klasik Hanefi Mâtürîdî idi ve biliniyor ki Fatih Sultan Mehmed tasavvufçuları sever ve sayardı, tevessül yapardı ve bir şeyhe bağlıydı.</p>
<p>Üstelik, Mâtürîdîlere, Eş’arîlere ve Ehl-i Tasavvufa düşmanlık nifâktır ve İslâm ümmetine düşmanlıktır; çünkü İslâm âlimlerinin ekserisi bu tarife dahil [Mâtürîdî, Eş’arî ve tasavvuf ehli] idi.</p>
<p>22- En az beş kitabında Medîne-i Münevvere&#8217;de Mescid-i Nebevî&#8217;deki Yeşil Kubbe&#8217;nin yıkılmasına ve Peygamberimizin (aleyhisselâm) kabrinin mescid dışına alınmasına çağrı yapmıştır (Ahkâmu&#8217;l-Cenâiz ve Bida`uha, Telhis Ahkâmu&#8217;l-Cenâiz, Tahziru&#8217;s-Sâcid, Hiccet el-Nebî, and Menasik el-Hac ve el-`Umre). [Mütercimin notu: Sevgili Peygamberimizin (aleyhisselâm) kabrinin mescid içine alınması Halife Velid zamanında, Ömer bin Abdülaziz Medîne valisi iken 87-88 senelerinde gerçekleşmiştir.]</p>
<p>23 &#8211; Diyor ki: &#8220;Peygamberin (aleyhisselâm) kabrinin yanında kendisine selâm verenleri işittiğine dair hiç bir delil bulamadım&#8221; ve &#8220;İbni Teymiyye&#8217;nin (Mecmû&#8217;u'l-Fetâvâ (27:384)) Peygamberin (aleyhisselâm) yakında bulunanların selâmını işittiğine dair iddiasını nereden aldığını bilmiyorum.&#8221; (Numan Alusi’ye ait el-Âyât&#8217;ul-Beyyinât hakkındaki notlarında (s.80) ve Silsiletut Da’ifa isimli eserinde (No: 203).) Bu ve bir evvelki [22.] maddedeki görüşleri Albânî&#8217;nin en büyük anormallikleri arasındadır ve hiç şüphesiz bid&#8217;at ve sapıklık imzasını taşımaktadır.</p>
<p>24. Bayram günlerinde akrabaları, komşuları ve arkadaşları ziyaret etmeyi bid&#8217;at sayıyor ve yasaklıyor (Fetâvâ, s. 61-63).</p>
<p>25. Dar’ül-harb olması gerekçesiyle Müslümanların toplu olarak Filistin’i terk etmeleri ve yahudilere bırakmaları gerektiği yönünde bir fetva vermiştir (Fetâvâ, s. 18).</p>
<p>26. Salat el-Nebî kitabında, teşehhüdde söylediğimiz “Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi Senin üzerine olsun” ifadesi yerine “&#8230;O’nun üzerine olsun” ifadesini tavsiye etmektedir. Bu görüşü dört Sünnî mezhebe aykırıdır. Buna dayanak olarak Peygamberimizin vefatından sonra Sahabelerin dolaylı hitab formülünü kullandıklarından bahseden bir İbni Mesud hadîsini öne sürmektedir. Ancak Peygamberimiz (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) bizzat kendisinin namaz kıldığı gibi kılınmasını emretmiş ve “Ey Nebî, Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi Senin üzerine olsun” demiştir ve vefatından sonra bunu değiştirilmesini emretmemiştir. Üstelik, sünnetlerine tâbi’ olmamız emredilen Ebû Bekr ve Ömer (radıyallahü anhüm) gibi büyük sahâbîler de diğer sahâbîlere ve tâbi’îne böyle bir değişiklik öğretmemişlerdir!</p>
<p>27. Teravih namazının 11 rekattan fazla kılınmasını yasaklamaktadır. Buna dayanak olarak Peygamberimizin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) 11 rekattan fazla kılmadığını öne sürmektedir. Bu tavrıyla, Peygamberimizin (sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem) kendisinden sonra gelen Hulefâ-i râşidîn’in sünnetine uyulması yönündeki açık emrine küstahça karşı gelmektedir.</p>
<p>28. On bir rekat teheccüd namazı kıldıktan sonra fazladan nâfile namaz kılmanın bir itaat fiili olmaktan ziyade bir bid’at olduğunu iddia etmektedir. Bu görüşüne gerekçe olarak Peygamberimiz “tüm hayatında hiç bir zaman 100 rekat namaz kılmamıştır” demektedir (Fetâvâ, s. 315-316). Halbuki âlimler Peygamberimizin belli bir miktar bildirmeden tavsiye ettiği bir iş için bir üst sınır olmadığı konusunda sözbirliği yapmışlardır. Üstelik, Peygamberimiz üç ayrı sahih rivâyette şöyle buyurmuştur: “Bilin ki iyi işlerinizin en iyisi namazdır” (İbni Mace ve İmam Ahmed), “Namaz nûrdur” (Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, İmam Ahmed, Darimi) ve “Gece namazı ikişer (rekat) kılınır ve eğer biriniz sabah namazının vaktinin girmesinden korkarsa bir tek kılsın” (Dokuz hadîs kitabında mevcut İbni Ömer rivâyeti). Ayrıca, İmam Abdülhayy Leknevî’nin İkâmetu&#8217;l-Hücce alâ enne&#8217;l-İksâr fi&#8217;Ta&#8217;abbüd Leyse bi Bid&#8217;a kitabının ikinci kısmında derlediği birçok sahih rivâyetle sabit olmuştur ki Eshab-ı Kiram (aleyhimürrıdvan) ve Selef-i Salihin her gün yüzlerce ve hatta binlerce rekat namaz kılarlardı!</p>
<p>29. Cuma’nın iki ezanı arasında ve namazdan önce dört rekat namaz kılmanın bid’at olduğunu kabul etmektedir. Halbuki, Peygamberimizden (aleyhisselâm) sahih olarak rivâyet edilmiştir ki Peygamberimiz Cuma’dan önce dört rekat ve Cuma’dan sonra dört rekat namaz kılardı (Hazret-i Ali ve İbni Abbas’tan (radıyallahü anhüm) hasen bir zincir ile: El-Irakî (Tarhu&#8217;t-Tesrib, 3:42), İbni Hacer (Telhîs&#8217;ül-Habîr, 2:74), el-Tahanavi (İlâu&#8217;s-Sunen, 7:9).)</p>
<p>30. Sakalı bir tutamdan fazla uzatmanın haram ve bid’at olduğunu söylemektedir. Halbuki şerî’atte buna bir delil yoktur ve ulemâdan kimse böyle bir şey söylememiştir (Fetâvâ, s. 53) [Mütercimin notu: Sakalın bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir. Bkz. İbni Abidin.]</p>
<p>31- Geçmiş ulemâyı ve çağdaşlarını aşağılamak ve kötülemek yönündeki meylinin dizginini salıvermektedir. Netice olarak, Albânî’nin yazılarını içlerinde mevcut menfur ve kötü niyetli yaklaşımdan etkilenmeden okumak zordur. Mesela, Buhârî’nin Edebü’l-Müfred’inin geçmişteki editör ve şarihlerini “günahkâr”, “dayanılmaz oranda cahil” ve hatta “yalancılar” ve “haydutlar” diyerek karalamaktadır. Bunlardan biri hakkında diyor ki: “(Onun seçimlerinde) O kadar çok zayıf hadîs var ki&#8230; bu İslâm dışı bir yaklaşımdır”. Bir başkası hakkında şöye diyor: “Bu müsamaha edilmemesi gereken cehalettir”. Bir başkası hakkında da “Uydurma ve açık yalan&#8230; Onun baskısı (geçmiş bir baskıdan) çalıntıdır.” (Sahihü&#8217;l-Edebi&#8217;l-Müfred, Giriş Kısmı, s. 15, 20, 26). Bunlar gibi misaller aslında Şeyh Hasan Ali el-Sakkaf tarafından derlenmiş olan “Albânî’nin Ümmetin Âlimlerine Karşı Sarfettiği Hakaretlerin ve Tiksindirici İfadelerin Sözlüğü” başlıklı bir kitabı doldurmaktadır.</p>
<p>32. İbni Hazm’ın ihtilafların hiç bir zaman rahmet olamayacağı ve “Eğer o, Allah&#8217;dan başkası tarafından olsaydı, muhakkak ki içinde birbirini tutmayan birçok söz ve ifadeler bulurlardı” meâlindeki Nisâ/82 âyet-i kerîmesine dayanarak ihtilafların her zaman belâ olduğu şeklindeki mezheb düşmanı iddiasını tekrar gündeme getirmiştir (Silsiletut Da’ifa, 1:76 No: 57). Halbuki çok önceleri İmam Nevevî Sahih-i Müslim’e yaptığı şerhde bu görüşü çürütmüş ve şöyle demiştir: “Bir şey rahmet ise, onun zıddının rahmetin zıddı olması lazım gelmez. Kimse böyle bir şart öne sürmemiş ve hatta cahillerden ve cehaleti yayanlardan başka kimse böyle bir şey söylememiştir.” Bunun gibi, el-Münâvî Feyzü’l Kadir’de der ki: “Bu kalplerinde hastalık olan bazı kişilerde tezahür eden bir uydurmadır.”</p>
<p>33. İmam Busayrî’nin Kasîde-i Bürde’sini okuyanlara kin kusmakta ve onlara, yani Kasîde-i Bürde’yi okuyan milyonlarca Müslümana (ki bunların içinde Kasîde-i Bürde’yi okunması şart eserlerden biri olarak İslâmî müfredata dahil eden İbni Hacer el-Askalanî, es-Süyûtî ve es-Sehâvî gibi imamlar vardır. Bkz. Es-Süyûtî, Hüsn-ül-Muhâdara, Kahire 1293 baskısı, 1:260 ve es-Sehâvî: A.J. Arberry, Sakhawiana: A Study Based on the Chester Beatty Ms. Arab. 773 (London: Emery Walker Ltd., 1951, s. 5-9)), “mehâbîl” [kreten] diyerek hakaret etmektedir (es-San&#8217;ânî&#8217;nin Ref’ul-Estâr’ının girişinde, s. 24-25).</p>
<p>34. Eş’arîleri küçülten yalanları devam ettirmektedir. Mesela, İmam Seyfeddin el-Âmidî’nin namaz kılmadığını söylemektedir (Numan Alusi’nin el-Âyât&#8217;ul-Beyyinât’ına eklediği notlarda, s. 88). Halbuki, Dr. Hasan el-Şafii “el-Âmidî ve ârâuhu&#8217;l-kelâmiyye” isimli dev biyografide Âmidî’nin namaz kılmadığı şeklindeki bu hikayenin Şam’da mantık ve felsefe dersleri verdiği için kendisine karşı açılan bir kampanya sırasında yayılmış bir yalan olduğunu göstermiştir. [Mütercimin notu: el-Albânî'nin İmam Seyfeddin el-Âmidî hakkındaki çirkin lakırdısı şudur: "İtikadı bozuk olduğu için Şam’dan sürgün edilmiştir. Namaz kılmayı terk ettiği doğrudur."]</p>
<p>35. İlk olarak Mısır’daki Selefîyye Matbaası’nın kurucusu Münir Ağa tarafından öne sürülmüş olan ve İmam Muhammed el-Cüveynî’nin –İmam el-Haremeyn’in babasıdır- Eş’arî akidesinden “tevbe ettiği” ve güya “Risâle fî İsbâti’l-İstivâ ve’l-Fevkıyye” başlıklı bir eser yazdığı şeklindeki yanlış iddiayı sürdürmektedir (Muhtasar el-Uluv, s. 277). Bu uydurma iddia günümüz “Selefîleri” tarafından bâriz saiklerle ve delilsiz olarak yayılmaya devam etmektedir. “Selefîler” [Vehhabîler] bunu İmam Cüveynî’nin [kendileri gibi] tecsim ve teşbih fikirlerini benimsediğini göstermek için kullanmaktadırlar. Halbuki böyle bir risaleden bibliyografyaların ve biyografilerin hiç birinde bahsedilmemektedir. Hatta, Zehebî bile el-Uluv isimli mücessime görüşleri ansiklopedisinde böyle bir risaleden bahsetmemektedir. Daha da mühimi, mezkur risale modern tartışmacı üslub ile yazılmıştır ve çağdaşımız olan mücessimelerin tipik saplantılarını yansıtmaktadır.</p>
<p>36. İctihad hakkındaki Muaz bin Cebel hadîsini –çok büyük bir ekseriyetle- sahih kabul ettikleri için fıkıh âlimlerini küçültmektedir. İslâm’da “ilim” tarifinde fıkıh değil sadece hadîs olduğunu iddia etmektedir (el-Kasımî’nin el-Mesh ala&#8217;l-Cevrabeyn’ine eklediği notlarda, s.38. Muaz hadîsi hakkında Mayıs 1999 tarihli &#8220;[4] Probativeness of the Sunna&#8221; [Sünnetin Hüccet Oluşu] başlıklı yazımıza ve o yazıdaki 5 numaralı nota bakınız. [Mütercimin notu: Bu yazı internette bulunabilir.]) Halbuki selef âlimleri açıkca ifade etmişlerdir ki, fıkıh bilmeyen bir hadîs âlimi sapıtmış bir bid’açıdır! Âlimi “elbette, Selefî âlim ma’nâsındadır, Halefî âlim (Mısırlı Şeyh) Gazalî değildir!” diyerek tarif etmektedir. (Tahrimu Alati&#8217;t Tarab, s. 160). El-Kurtubî der ki: “Allah adamlarından biri dedi ki: Zamanımızda henüz ortaya çıkmamış bir taife âhir zamanda ortaya çıkar, âlimlere lanet eder ve fakihleri aşağılar.” (El-Kurtubî, Tefsir, 7:191).</p>
<p>[Bu yazının İngilizce orijinali şu adreste bulunabilir:<br />
<a href="http://www.livingislam.org/alb_e.html">http://www.livingislam.org/alb_e.html</a> ]</p>
<p>Not (21 Temmuz 2009): Bu tercümeyi tamamlamam için beni teşvik eden Mehmed Şevket Eygi Bey&#8217;e teşekkür ediyorum. Bu yazı ilk olarak 2004&#8242;de &#8220;Albani and His Friends&#8221; isimli eserde neşredilmiştir. Bu tercüme, yazının yukarıda bağlantısını verdiğim adresteki biraz kısaltılmış şekline göre yapılmıştır. Kendisi ile yazışmalarımda, Dr. Haddad kitabının 2. baskısının hazır olduğunu ve bir süre sonra satışa sunulacağını haber vermiş bulunuyor.</p>
<p>Not (2 Ocak 2011): Kitabın ikinci baskısı çıkmış bulunuyor:</p>
<p>Gibril Fouad Haddad, Albani &amp; His Friends: A Concise Guide to the Salafi Movement, 2nd Ed. Revised and Expanded, AQSA Publications, UK, 2009.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/612/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/612/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=612&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/07/25/el-albani-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/07/al-albani.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Al-Albani</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Camide ayin</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 08:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=604</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde İzmir&#8217;in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı&#8217;daki Pazaryeri Camii&#8217;nde Patrik Bartholomeos tarafından düzenlenen ayin hayli tartışıldı. Olay Dinlerarası Diyalog bağlamında yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi: Gayrimüslimler camilerde ayin yapabilir mi? Meselenin Diyalog bağlamında nereye oturduğu açık. Diyalog sürecine bir kere girildiğinde bu tarz işlerin meydana gelmesi kaçınılmaz oluyor. Meselenin aslına girmeden bir noktaya açıklık getirelim: Fıkh&#8217;ı, &#8220;yeni [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=604&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/ayin1/" rel="attachment wp-att-605"><img class="alignleft size-medium wp-image-605" title="ayin1" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin1.jpg?w=300&#038;h=177" alt="" width="300" height="177" /></a>Geçtiğimiz günlerde İzmir&#8217;in Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı&#8217;daki Pazaryeri Camii&#8217;nde Patrik Bartholomeos tarafından düzenlenen ayin hayli tartışıldı. Olay <span style="color:red;">Dinlerarası Diyalog</span> bağlamında yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi: <span style="color:red;">Gayrimüslimler camilerde ayin yapabilir mi?</span></strong></p>
<p>Meselenin Diyalog bağlamında nereye oturduğu açık. Diyalog sürecine bir kere girildiğinde bu tarz işlerin meydana gelmesi kaçınılmaz oluyor. Meselenin aslına girmeden bir noktaya açıklık getirelim: Fıkh&#8217;ı, &#8220;yeni durumlara yeni çözümler bulma mekanizması&#8221; olarak gören hastalıklı bakış, önce fiili işliyor, fetva arayışı arkasından geliyor. <strong>Atı arabanın arkasına koşunca, fetvanın, olanı onaylamak dışında başka türlü bir yol göstermesi de mümkün olmuyor tabii.</strong> Bu durumda da Fıkıh, &#8220;yeni durumlara yeni çözümler bulma mekanizması&#8221; olmaktan çıkıp, &#8220;yeni durumları onaylama mekanizması&#8221; haline geliyor kaçınılmaz olarak.</p>
<p><strong>Siz Diyalog meselesini Fıkh&#8217;a bir kere onaylattınız mı, gerisi otomatik olarak geliyor; Diyalog faaliyetleri çerçevesinde icra edilen her faaliyet, baştan alınan &#8220;umumî onay&#8221; çerçevesinde &#8220;meşruiyet&#8221; problemi yaşanmadan hayata geçiyor&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/ayin2/" rel="attachment wp-att-606"><img class="alignright size-medium wp-image-606" title="ayin2" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin2.jpg?w=300&#038;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a>Meselemize dönecek olursak, gayrimüslimlerin camide ayin yapmasının cevazına, onların camiye girmesi konusundaki ahkâm ile açıklık getirilebilir mi? Hemen belirtelim ki, bu ikisi farklı şeylerdir.<strong> Her ne kadar mezhepler arasında gayrimüslimlerin mescide/camiye girip giremeyeceği konusunda ihtilaf var ise de1 bu meselenin &#8220;mescitte/camide ayin yapması&#8221;yla bağlantılandırılması doğru değildir. Zira camiye giriş meselesi onların itikadî durumunun bedenî temizlikle alakalı olup olmadığı tartışması üzerine bina edilmişken, ayin meselesi açıkça şirk izharı ve icrası anlamına gelir.<span style="color:red;"> Bir diğer deyişle gayrimüslimlerin bizim ibadethanelerimize -gerekli adaba riayet kaydıyla- girmelerine cevaz verilebilir; ama onların ayini &#8220;şirk ilan ve izharı&#8221; anlamına geleceğinden, bu nokta ayrıca ele alınmalıdır.</span></strong><br />
<strong><span style="color:red;"><br />
</span></strong><br />
İzmir&#8217;deki ayin olayına Efendimiz (s.a.v)&#8217;in Necran hristiyanlarının Mescid-i Nebevî&#8217;de ayin yapmalarına izin vermesi hadisesi delil getirilebilir. Benim bildiğim başka bir örnek de bulunmamaktadır.<br />
Ancak bu meselenin iki yönü vardır:<br />
1. Necran hristiyanları Mescid&#8217;e girip Efendimiz (s.a.v)&#8217;le görüşmeye başladıktan bir süre sonra ibadet etmek istediklerini söylemiş ve ayin yapmak üzere kalkıp doğu istikametine dönmüşlerdir. Sahabe-i Kiram bu duruma mani olmak üzere harekete geçmiş olmalıdır ki Efendimiz (s.a.v) &#8220;<strong>Onları bırakın!&#8221; buyurmuştur. Yani burada sanki spontan gelişen bir olay vardır.</strong><br />
2. Bu olay, iyi niyet izharı olarak anlaşılabilecek şekilde<strong> Medine&#8217;ye kadar gelmiş Necran&#8217;lı heyetin gönlünün hoş tutulması amacına mebni olabili</strong>r. Yani Efendimiz (s.a.v) onların kalplerini İslam&#8217;a ısındırmak için böyle davranmış olabilir. Nitekim Buhârî şerhinde İbn Receb bu ihtimal üzerinde durur ve şunları söyler: &#8220;<strong>Hz. Peygamber (s.a.v) o vakit onlara müsaade etmekle kalplerini İslam&#8217;a ısındırmak istemiş ve İslam&#8217;dan uzaklaşmalarına meydan vermemek istemiş olabilir.&#8221;2</strong><br />
<strong><span style="color:red;"><br />
</span></strong><br />
<strong><span style="color:red;"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/ayin3/" rel="attachment wp-att-607"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-607" title="ayin3" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin3.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a>3. Yukarıya aldığım ifadelerinin devamında İbn Receb şöyle der: &#8220;Onların (gayrimüslimlerin) kalplerinin ısındırılmasına ihtiyaç kalmayınca artık bu uygulamayı devam ettirmek caiz olmaz.&#8221;</span></strong><br />
4. Esasen Necran hristiyanlarının Medine ziyareti ilgili olarak İbn İshak tarafından nakledilen bu ünlü rivayet zayıf ve münkatıdır (senedinde kesinti vardır).3 Bu sebeple böyle hassas bir konuda delil olarak kullanılması uygun değildir.<br />
5. Efendimiz (s.a.v)&#8217;in herhangi bir uygulaması başta Sahabe-i Kiram olmak üzere Ümmet fukahası tarafından devam ettirilmemişse bunun iki sebebi olabilir: Ya o uygulama nesh olmuştur, ya da Efendimiz (s.a.v)&#8217;e mahsustur; O&#8217;ndan başkasının o uygulamayı devam ettirmesi caiz değildir.<br />
Sahabe-i Kiram&#8217;ın ve Fukaha&#8217;nın, gayrimüslimlerin camide ayin yapmasının cevazına delalet eden bir uygulama ve/veya fetvası bulunmadıkça o uygulamanın devam ettirilmesi doğru olmaz.<br />
Vallahu a&#8217;lem.<br />
1- Hanefî mezhebine göre gayrimüslimler mescitlere girebilirler. Malikîler, Müslümanların zaruri bir sebebe dayalı izni olmadıkça gayrimüslimlerin hiçbir mescide giremeyeceği görüşünü benimserken Şâfiîler Mescid-i Haram dışındaki mescitlere girmelerinin caiz olduğu görüşünü benimsemiştir. Hanbelî mezhebinde ise bu konuda iki görüş vardır. Biri Mescid-i Haram dışındaki mescitlere girebilecekleri dorğrultusundayken, diğeri aksi istikamettedir. Bkz. el-Mevsû&#8217;atu&#8217;l-Fıkhiyye, XXXVII, 221-2<br />
2- İbn Receb, Fethu&#8217;l-Bârî, III, 390 vd.<br />
3- İbn Receb, a.y.</p>
<p>Dr.Ebubekir Sifil</p>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/"><img src="http://img.youtube.com/vi/97B4vMPy_Bc/2.jpg" alt="" /></a></span>
<span style="text-align:center; display: block;"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/"><img src="http://img.youtube.com/vi/HN5cPcy9MEo/2.jpg" alt="" /></a></span>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/604/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/604/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=604&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/06/07/camide-ayin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin1.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">ayin1</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin2.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">ayin2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/06/ayin3.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">ayin3</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Muhammed Esed Meali</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/30/muhammed-esed-meali/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/30/muhammed-esed-meali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 May 2011 13:23:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=597</guid>
		<description><![CDATA[Soru: &#8220;(&#8230;) Ben yıllar evvel Yeni Şafak gazetesinin dağıtmış olduğu Muhammed Esed mealini aldım. Sonra duydum ki bir kaç yerde ehli sünnet dışı söylemler var. (Mucizenin inkarı gibi). Birkaç arkadaşla meseleyi tartıştık. Bir kısmı Esed&#8216;in önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi. Bu konu hakkında bizi bilgilendirirseniz seviniriz.&#8221; Cevap İtikadî noktada arızaları olan bir kimsenin bir yandan da [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=597&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>S</strong></span><strong><span style="text-decoration:underline;">oru</span>: </strong>&#8220;(&#8230;) Ben yıllar evvel <span style="color:#ff0000;"><a class="zem_slink" title="Yeni Şafak" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Yeni_%C5%9Eafak" rel="wikipedia">Yeni Şafak</a> gazetesinin</span> dağıtmış olduğu <span style="color:#ff0000;">Muhammed Esed</span> mealini aldım. Sonra duydum ki bir kaç yerde ehli sünnet dışı söylemler var. (Mucizenin inkarı gibi). Birkaç arkadaşla meseleyi tartıştık. Bir kısmı <span style="color:#ff0000;">Esed</span>&#8216;in önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi. Bu konu hakkında bizi bilgilendirirseniz seviniriz.&#8221;</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><strong>Cevap</strong></span></p>
<div id="attachment_600" class="wp-caption alignleft" style="width: 158px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/30/muhammed-esed-meali/muhammet_esed/" rel="attachment wp-att-600"><img class="size-full wp-image-600" title="Muhammet_Esed" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/muhammet_esed.jpg?w=604" alt=""   /></a><p class="wp-caption-text">Muhammet Esed - Şefaati inkar, Kafirler için cehennem azabının sonlu, Yahudi ve Hristiyanların da cennete gideceğini sanıyor.</p></div>
<p>İtikadî noktada arızaları olan bir kimsenin bir yandan da &#8220;önemli&#8221; olarak nitelendirilmesi, neyi öne aldığımız ve önemsediğimiz sorusunu cevaplandırış tarzımıza göre değişecektir. Neye nasıl inanmamız gerektiği meselesinin önemini büyük ölçüde yitirdiği günümüzde başka hususların öncelenmesine şaşırmamalı&#8230;</p>
<p><span style="color:#ff0000;">Muhammed Esed&#8217;</span>in kaleme almış olduğu, dilimize Kur&#8217;an Mesajı adıyla çevrilmiş olan mealde Ehl-i Sünnet&#8217;e aykırı yerler olduğu, gerçeği yansıtan bir tesbittir. <span style="color:#ff0000;">Esed</span>&#8216;in, mealinde Ehl-i Sünnet&#8217;i bid&#8217;at fırkalardan ayıran nesh, şefaat, kabir azabı&#8230; gibi hususlarda, hatta bid&#8217;at fırkaların dahi kabul ettiği nüzul-i İsa (a.s), cehennem hayatının ebedîliği gibi hususlara <strong>muhalif</strong> yorumlar ileri sürüp savunduğu bilinen bir husus.</p>
<p>Bu söylediğim hususlarla ilgili olarak şu ayetlere düştüğü notlara bakılabilir:</p>
<p><span style="color:#ff00ff;">Kâfirler için cehennem azabının ebedî </span><span style="color:#ff00ff;">olmadığına dair:</span> 78/en-Nebe&#8217;, 23&#8242;e ve 40/el-Mü&#8217;min, 12&#8242;ye düştüğü notlar.</p>
<p><span style="color:#ff00ff;">Şefaat inancı konusunda:</span> 10/Yunus, 3&#8242;e düştüğü not.</p>
<p>Hz. İsa (a.s)&#8217;ın göğe kaldırılışı ve yeryüzüne tekrar gelişi konusundaki İslam inancına  aykırı yorumları için: 4/en-Nisa, 158&#8242;e ve 43/ez-Zuhruf, 61&#8242;e düştüğü notlara bakılabilir. Bu konuda kabir azabıyla ilgili ayetleri de inkâr doğrultusunda meallendirdiği görülen Esed, zaman zaman yaptığı bir şeyi burada da yapar ve 71/Nûh, 25. ayetinde kabir azabına hiç değinmez ve bu tavrını da ez-Zemahşerî&#8217;yle refere eder. Ancak ez-Zemahşerî, o yorumla birlikte kabir azabını da gündeme getirmiş ve ayetin ona da delalet edebileceğini belirtmiştir.1 Esed&#8217;in burada ez-Zemahşerî&#8217;nin bu görüşüne hiç değinmemesi dikkat çekicidir.</p>
<p>Modern zamanların en büyük fitnelerinden olan <span style="color:#ff0000;"><strong><span style="text-decoration:underline;">&#8220;Ehl-i Kitab&#8217;ın, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;e ve Efendimiz (s.a.v)&#8217;e iman etmeden kurtuluşu elde edip cennete gideceği&#8221;</span></strong></span> inancını savunması da Esed&#8217;in üzerinde yürüdüğü çizginin mahiyeti konusunda yeterince açıklayıcıdır.</p>
<p>Esed&#8217;in, cinlerin ontolojik varlığıyla ilgili söyledikleri de dikkat çekicidir. Mealin sonuna koyduğu &#8220;ek&#8221;lerden birisini bu konuya tahsis ettiği malum. Orada söyledikleri dikkatli bir gözle tetkik edildiğinde Esed&#8217;in cinlerin varlığı konusunda çok da rahat olmadığı, muğlak birtakım ifadelerle meseleyi muallakta bırakmayı tercih ettiği görülmektedir. Bu konudaki bir yorumu için 6/En&#8217;am, 128&#8242;e düştüğü nota da bakılabilir.</p>
<p>Okuyucu sorusunda da belirtiliği gibi <span style="color:#ff0000;">Esed&#8217;in bir diğer &#8220;farklı&#8221; yanı da Efendimiz (s.a.v)&#8217;e verilen <span style="text-decoration:underline;"><strong>mucizeleri inkârıdır</strong></span>.</span> Örnek olarak 17/el-İsrâ, 59. ve 93. ayetlerine düştüğü notlara bakılabilir.</p>
<p>Burada kısaca ifade etmeye çalıştığım hususlar Esed&#8217;in &#8220;Ehl-i Sünnet çizgiye riayet&#8221; gibi bir hassasiyet taşımadığını, hatta yer yer hiçbir İslam fırkasının söylemediği şeyleri ortaya atıp savunduğunu göstermek için yeterli olsa gerektir.</p>
<p><em>1 Bkz. el-Keşşâf, VI, 219. </em></p>
<p>Alıntı: <a href="http://www.milligazete.com.tr/makale/muhammed-esed-meali-203774.htm" target="_blank">Milli Gazete Ebubekir Sifil </a></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/597/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/597/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=597&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/30/muhammed-esed-meali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/muhammet_esed.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Muhammet_Esed</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Araplar Osmanlıya ihanet etti mi?!</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 May 2011 06:20:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihi Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[Arap İhaneti Yalanı Tarih bir çok insanın çeşitli roller üstlendiği bir sahnedir ve muazzam yalanlar saklamıştır içinde, patlamaya hazır volkan misali. Sürekli tekerrür eden bu bilim bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır aslında, yalvarırcasına! Alınması gereken ibretler vardır onda… İsmine tarih dediğimiz ve kainat yaratıldığından beri süregelen bu döngü içinde kalmış; küçük gibi görünen fakat ağırlığı altında [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=575&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a class="zem_slink" title="Isaaq" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Isaaq" rel="wikipedia">Arap</a> İhaneti Yalanı</strong></p>
<div id="attachment_585" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/medine-kalesi-osmanli/" rel="attachment wp-att-585"><img class="size-medium wp-image-585" title="Medine kalesi Osmanli" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/medine-kalesi-osmanli.jpg?w=300&#038;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Medine Kalesi Osmanlı Askerleri</p></div>
<p>Tarih bir çok insanın çeşitli roller üstlendiği bir sahnedir ve muazzam yalanlar saklamıştır içinde, patlamaya hazır volkan misali. Sürekli tekerrür eden bu bilim bir şeyler anlatmaya çalışmaktadır aslında, yalvarırcasına! Alınması gereken ibretler vardır onda…</p>
<p>İsmine tarih dediğimiz ve kainat yaratıldığından beri süregelen bu döngü içinde kalmış; küçük gibi görünen fakat ağırlığı altında ezildiğimiz büyük bir leke vardır. Müslüman milletlere atılan en son kazıklardan biridir bu kazık ve bizim tarihimizdedir…</p>
<p>Ve yine tekerrür eden tarih karşısında gereken ibreti alamayan ve siyonizm hayaline hizmet edenler bir kez daha tarihin yalvarışlarına kulak tıkadılar. Ve içimize bu iddiaları atanları desteklercesine Lübnana asker göndermeyi kabul ettiler. Şimdi bugün alınan ve İslam tarihine &#8220;leke&#8221; niteliğinde geçen bu karar siyonistlerin ekmeğine yağ sürmeyecek mi? Yıllarca yapılan propagandaları haklı çıkaracak elbette. Büyüklük bize hep güvenen Müslümanlara hayal kırıklığı yaşatmak olmasa gerek. Kanada şehit olan bebeklerin kanları dahi kurumadan İsrailin yanında yer almak gerçekten &#8220;İhanet&#8221; değil mi? Ve yarın Lübnanlı Mücahidlere verilecek cevap &#8220;biz sizi sattık&#8221; mı olmalı. Bizlere &#8220;boş bir menfaat&#8221; uğruna neden siyonistlerle bir oldunuz? Diye sorulduğunda vereceğimiz cevap İslam alemini tatmin edecek kadar etkili olacak mı? İşte bu karar &#8220;İhanet&#8221; yalanının mimarlarını sevindirecek onları haklı bizi haksız duruma düşürecektir.</p>
<p><strong>Arap ihaneti (!)</strong></p>
<div>
<div id="attachment_591" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/yuksek-rutbeli-osmanli-askerleri/" rel="attachment wp-att-591"><img class="size-medium wp-image-591" title="Yuksek Rutbeli Osmanli Askerleri" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/yuksek-rutbeli-osmanli-askerleri.jpg?w=300&#038;h=293" alt="" width="300" height="293" /></a><p class="wp-caption-text">Yüksek rütbeli Osmanlı subayları Filistin Halkıyla birlikde Kudüs Camiinde yürürken</p></div>
<dl>
<dt>Birinci Cihan Harbinde Anadoluda ne işleri olduğunun cevabını asla veremeyen işgalcilerin silahla ve zorbalıkla alamadıkları bu topraklara yaptıkları en büyük ihanetlerden biridir Arap ihaneti (!) siyonist ve batı kaynaklı bu iddialar İslam alemini çok derinden sarsmıştır. Birinci Cihan Harbinde Arapların Türkleri arkadan vurduğu, İngilizlerle bir olup Müslüman kardeşlerini sattığı, anlatılıyor bu ülkede yıllardır. Okullara bile giren bu iddia zaten her geçen gün maneviyattan yoksun bırakılan bu ülke evlatlarını, iyice uzaklaştırıyor kardeşlik duygusundan. Efendimizin (s.a.v) irtihali ile Arabistan coğrafyasında başlayan ifsat ve ayrılıklar nasıl İslam´a zarar vermişse bugünkü iddialarda aynı derece islamı zedeleyici bir fitnedir.</dt>
</dl>
</div>
<p><strong>Geçilemeyen set: İman!</strong></p>
<p>Birinci Cihan Harbinde bütün imkanlarını kullanarak hain emellerine ulaşamayan güçler şunu anlamışlardı ki; bu millette onlarda olmayan bir şey var ve bu millet topla tüfekle yenilemiyor. Ve yüzyıllardır değişmeyen politikaları olarak, akıllarında muhafaza ettikleri; &#8220;kaleyi içten yıkma politikası&#8221; üzerinde bir kez daha birleşmişlerdi. Bu İslam alemini birbirine düşürme politikasından başka bir şey değildi… Tanzimattan beri sürdürdüğü batı temayülünü Cumhuriyeti kurduktan sonra esas gayesi olarak kabul eden zihniyet; İslam dünyası ile ilişkilerini de koparma noktasına getirdi. O günlerden beri sürdürdükleri &#8220;Arap ihaneti&#8221; vaveylasını daha da yüksek sesle söyleyip uçurumun derinleşmesini sağladılar&#8230; Ve o sadık kardeşlerine haksızlık ederek hain emeller peşinde koşanların emellerine alet oldullar. Bu gibi fitneleri içimize atanların amaçları İslam kardeşliğinin bir işe yaramadığı hissini vererek hilafetin ilgasına teşvik etmekti. Çünkü hilafet tüm Müslümanları bir kılan, temeli sağlam bir bina idi. İslama zaten her çağda nefretle bakan batı hala bu tutumundan taviz vermiş değildir. Nitekim geçenlerde Vatikandan yapılan, İslamı ve Hz. Muhammedi (s.a.v) hedef alan çirkin sözler batının kininin ne kadar taze olduğunun ispatıdır. Karikatür krizi ile kendine güveni artan batı, basiretsiz İslam ülkelerinin suskunluğu karşısında iyice galeyana gelmiş ve bu bir haçlı seferidir deme cesaretini kendinde bulmuştur. Eğer dinler arası diyalog ve hoşgörü peşinde beyhude koşanlar batıya olan teveccühlerinin yarısını İslam alemine gösterselerdi durum çok daha farklı olacaktı.</p>
<p><strong>Yıkım yada inşa</strong></p>
<div id="attachment_586" class="wp-caption alignleft" style="width: 267px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/medine-osmanli-askeri/" rel="attachment wp-att-586"><img class="size-medium wp-image-586" title="Medine Osmanli Askeri" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/medine-osmanli-askeri.jpg?w=257&#038;h=300" alt="" width="257" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Fahreddin Paşa&#039;nın Komutasındaki Osmanlı Ordusu Babüsselâm&#039;dan Peygamberin huzuruna girerken</p></div>
<p>Bu toprakların insanlarına, Arapları bir tehdit olarak göstermek isteyen zihniyetin hala bu emel peşinde koştuğunu bilmeyen yoktur. Hatırlamışken söylemekte fayda var. Türkiye de her geçen gün artan ahlaksızlık ve ifsada karşı ahlaklı ve imanlı bir gençlik yetiştirmeyi kendine şiar edinen ve 30 yıldır bunun mücadelesini veren Milli Gençlik Vakfının kapatılma sebebi şöyle tarif edilmişti: &#8220;Demokratik ve laik Türk gençliğine Arapçı bir hayat benimsetme suçu…&#8221; Evet adı konulmuş ama tarifi asla yapılmamış bir başka manifestodur Arapçılık…<br />
Bizleri böyle yıpratanlar aynı stratejiyi Araplar üzerinde de uygulamaktadır. Bizleri &#8220;Araplar sizi arkanızdan vurdu&#8221; diyerek kandırmaya çalışan müstemlekeciler, Arapları da: &#8220;Osmanlı size zulmetti ve sizi sömürdü&#8221; diyerek kandırmaktadır. Birinci dünya savaşında Lübnanda başarılı olamayan emperyalistler, bir Fransız ajanı göndererek Cemal Paşayı kandırmışlardır. Müslüman kılığına giren bu ajan, Cemal Paşaya bölgesindeki ulemanın hain olduklarını söylemiş ve onların idamına sebep olmuştur. Bu yüzden Osmanlı o bölgede zalim olarak adlandırılırsa, halkın bunda ne kabahati vardır?</p>
<p><strong>Belgelerle çöken ihanet yalanı </strong></p>
<p>Kadir Mısıroğlunun tespitlerine göz atalım: &#8220;Birinci Cihan Harbi´nde Arapların cihad-ı ekber fetvasını dinlemedikleri iddiası ise menfi bir propaganda maksadına bağlı olarak büyütülmüş bir meseleden ibarettir. Evvela şunu unutmamak gerekir bu fetva hilafeti, İslam dünyasında cidden nafiz bir kudret haline getiren 2.Abdülhamid Han hazretleri gibi mübarek bir hükümdara karşı her tarafta derin akisler uyandıran bir ihtilal yaparak iş başına gelen ittihatçı güruhun elinde iradesiz bir oyuncak mevkiine düşen sultan Reşad tarafından ilan edilmiştir. Üstelik hilafetten ziyade<a title="Allemande" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Allemande" rel="wikipedia">Alman</a> menfaatini temsil etmekte olduğu aşikardı. Ayrıca 400 sene Osmanlı hoşgörüsü altında yaşayan Araplara Türkçe konuşma mecburiyeti getirmek gibi saçmalıklarla dolu İttihatçı idaresinin incelenmesi de Arap aksülamelinin keşfi için zaruridir.&#8221;</p>
<p><strong>Araplar üzerinde yapılan propagandalar </strong></p>
<div id="attachment_590" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/suud-osmanli-askerleri-cepheye-giderken/" rel="attachment wp-att-590"><img class="size-medium wp-image-590" title="Suud Osmanli Askerleri Cepheye Giderken" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/suud-osmanli-askerleri-cepheye-giderken.jpg?w=300&#038;h=202" alt="" width="300" height="202" /></a><p class="wp-caption-text">Suudi Arabistan Osmanlı Askerleri Cepheye Giderken</p></div>
<p>Söylenenlere inat, mezkur zamanda yaşananlara bir bakalım. İngilizler 4 Haziran 1915te Arabistan halkına şu beyannameyi dağıtıyordu: &#8220;Sizin mükerrem dininize karşı bizim niyetlerimizi biliyorsunuz. O da şudur ki: İngilizler İslam dinine her suretle ihtiram ve onun büyüklüğü ile tebcil eder. Arabistana hububat gönderiyorduk ancak Türk ve Alman subayları bunlara el koyup aleyhimizde savaşan askerlerini beslediler. Bu kötü niyete karşı İngiltere hükümeti Bilad-ı Arabiyyede oturanların ve hacıların erzak ve yiyecek azlığından dolayı sıkıntıya düştüklerini işitmekte bütün şefkat ve sadakat duyguları harekete gelerek deniz yolu ile Cidde ye yiyecek getirilmesine karar vermiştir.&#8221; (Bayur, Türk İnk.Tarihi sy.339-340) İşte yalanlar böyle açıkça söylenmişti. O gün dinimize bu kadar saygı gösterdiğini söyleyen İngilizler, haçlı seferinin neresinde duruyorlardı?</p>
<p>31 Ekim 1914 tarihli bir beyannamede Lord Kitcher Şerif Abdullahı şöyle bilgilendirmişti: &#8220;Almanya Osmanlı Devletini altınla satın almıştır. Fakat böyle olmasına rağmen Türkiyenin savaşta tarafsız kalması durumunda İngiltere, Fransa ve Rusya Osmanlının güvenliğini garanti etmiştir. Şayet Araplar da İngiltere ve müttefiklerine destek verirlerse toprak bütünlükleri korunacaktır. Her türlü saldırıda yardım edilecektir.&#8221; (N.ZEİNE, Arap-Turkish relations and the emergence of Arap nationalizm,beirut 1958)</p>
<p><strong>Arap aleminden cihada katılım</strong></p>
<div>
<dl>
<dt><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/osmanli-arap-askerler/" rel="attachment wp-att-588"><img class="alignleft size-medium wp-image-588" title="osmanli-arap-askerler" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/osmanli-arap-askerler.jpg?w=300&#038;h=223" alt="" width="300" height="223" /></a>İran, Osmanlının tarih boyu diş geçiremediği ender devletlerden olmasına ve Osmanlıyla çetin mücadelelere girmiş olmasına rağmen İran ülkesinde şu fetvayı yayınlatarak Sünni- Şii ayrımcılığı yapanlara adeta tokat vurmuştur: &#8220;Sünni, İmamı, İsmailli, Zeydi, Vehhabi, Şia, mezhepleri ile bu mezheplerin bütün uleması şu yönde ittifak ve içtima ederler ki: kafirlerin İslam beldelerine saldırısı ve onların insanları öldürmeye, malları yağma etmeye, küfür kelimesini yükseltmeye İslam kelimesini alçaltmaya koyulmaları üzerine kudreti olan her Müslüman için &#8220;kafirler ve müşrikleri def&#8221; ve din düşmanlarının saldırısını kırmak uğrunda kudreti yettiği ölçüde cihat etmek farzdır.&#8221; (Başbakanlık Osmanlı arşivi dâhiliye şifre kalemi numara 48/173)</dt>
</dl>
</div>
<p>Mezheplerin bir araya gelerek verdikleri bu fetva, bugünkü Müslüman ülkelere örnek olmalıdır. Ahmedinejatlı İranın bugün yapmış olduğu destansı başkaldırı ve meydan okuma; az önce tebeyyün ettiğimiz fetvayı verenlerinkiyle aynı değil mi?</p>
<p>Ayrıca &#8220;Müçtehitlerin cihat hakkında fetva ve emirlerine ait telgraflar Necef ve Kerbeladan meccanen çekilecek ücretleri İçişleri Bakanlığı tarafından karşılanacaktır&#8221; (Başbakanlık Osmanlı arşivleri meclis-i vükela numara 198/57 şevval 33) diye fetva veren İranlıların yeri neresidir bu ihanette?</p>
<p><strong>Suriyeli askerler</strong></p>
<p><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/araplar-turklere-ihanet-etti-2/" rel="attachment wp-att-580"><img class="alignleft size-medium wp-image-580" title="araplar-turklere-ihanet-etti-2" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/araplar-turklere-ihanet-etti-2.jpg?w=300&#038;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a>Irak da bu savaşta Müslüman Türk halkının yanında yer almıştı. Osmanlı ordusunun 23, 25, 26, 27, 42, 43 ve 44. tümenlerinin tümü ve 21, 22, 23, 39, 40 ve 41. tümenlerinin yarısı Suriyeli askerlerden oluşmuştu. 35 ve 36. tümenlerin tamamı ise Irak ve Mezopotamya bölgesindeki Arap askerlerinden oluşuyordu. Osmanlı ordusunda genel toplam olarak 100 binden fazla Arap asker yer almıştı. Iraktaki Şiiler Osmanlı halifesi lehinde propaganda yapmışlardı. Irak aşiretlerinden Uceymi Sadun Paşa bütün harp boyunca Osmanlı Devletine sadık kalmış ve gayretleri ile tüm Irak halkı savaşa iştirak etmiştir.</p>
<p><strong>İsyan eden Mekke Emiri</strong></p>
<p>Savaşa girildikten sonra İstanbuldan Mekke Emiri Şerif Hüseyine de cihada katılması için bir çok telgraf yollanmıştı. Zayıf karakterli Mekke Emiri Şerif Hüseyin çeşitli düşünceler içinde idi ve merkezden gelen baskıyı biraz olsun azaltıp zaman kazanmak için Medine kadısı ile beraber cihada katıldığını ilan etti. Hiçbir zaman savaşacak güçte olmayan 1.500 asker sağlamış ve karşılığında Cemal Paşadan tam 60.000 Osmanlı altını almıştı. Osmanlı´nın savaştan yenik ayrılacağı kanaatine varan Şerif Hüseyin itibarını İngilizlere garanti ettirmekle beraber saf değiştirdi. Yaptığı anlaşmalara göre savaş bitince İngilizler, kurulan yeni Hicazda Şerif Hüseyinin itibarını koruyacaktı. Aslında bu isyanda İttihatçıların tutumu Şerif Hüseyine koz vermişti. Çünkü şerif Hüseyin İttihatçılara güvenmiyor, onları dinsiz sayıyordu. Nitekim yayımladığı isyan beyannamesine besmele ile başlayan Şerif Hüseyin kendisini dindar olarak addetmesine rağmen bir siyonist tuzağa düştüğünü fark edememişti.</p>
<p><strong>Şeyh Ahmed Sunisi ve Mustafa Kemal </strong></p>
<div id="attachment_589" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/seyh-ahmet-sunnisi/" rel="attachment wp-att-589"><img class="size-medium wp-image-589" title="Seyh Ahmet Sunnisi" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/seyh-ahmet-sunnisi.jpg?w=300&#038;h=244" alt="" width="300" height="244" /></a><p class="wp-caption-text">Şeyh Ahmet Sunnisi</p></div>
<p>Arap Şeyh Ahmet Sunisi Afrikadaki en büyük tarikat olan Sunisi tarikatının şeyhi ve Libyanın reisidir. İlan edilen cihad fetvasını duyar duymaz mücadeleye girişen Ahmet Sunisi, Libyada tüm Müslümanları örgütlemişti. Fizanda Muhammed El Abd, Azcarlarda Sultan Umud Kasım, Nalutta Halife Beni Asker, Trablusgarbda Ahmed El Sunisi, Mısratada Ramazan Süheyli ve daha bir çok isim cihada iştirak etmişti. Bingazi dolaylarından binlerce mücahit Mısıra doğru hareket ederek ilan edilen cihada katılmıştı.</p>
<p>Bunların içinde ayrı bir yeri olan Şeyh Ahmet Sunisiye savaştan sonra Mustafa Kemal şu telgrafı yollamıştır: &#8220;Kendileri şimdi Afrikada olsalardı orada belki düşmana vurulacak darbe daha yıkıcı olacaktı. Fakat aramızda bulunmak sureti ile bize kattıkları manevi değer orada bulunmaktan pek fazladır. Sunisi tarikatının büyük müessislerinden olan büyük din adamı Sunisi hazretleri ve pederleri İslam dünyasında büyük bir teşkilatın en mühim simaları olarak tarihe geçmiştir.Türkiye Büyük Millet Meclisi adına sizi hürmetle selamlar ve kendilerine gösterdikleri gayretten dolayı şükranlarımı sunarım.&#8221; Mustafa Kemal.</p>
<p><strong>Ve gizlenen gerçek</strong></p>
<p>İşte böylesine mücadelelerle Türk halkının yanında yer alan Müslüman Arapları hainlikle itham edenler elbette bu gerçekleri bilmiyor değiller. Fakat onlar ayrılıkçı bir politika izlediklerinden bunu saklıyorlar. Halbuki <acronym title="Allah Lafzında Lütfen A büyük yazalım !">Allah</acronym> Kuran-ı Kerimde; &#8220;Bildikleri hakkı saklayanları&#8221; lanetlemişti. <acronym title="Allah Lafzında Lütfen A büyük yazalım !">Allah</acronym> böyle suistimallerin önüne geçilmesi için bizi Kur´an´da &#8220;Mümin kullarıma söyle konuştukları zaman sözün en güzelini söylesinler zira şeytan aralarını açmak ister. Şüphesiz o apaçık düşmandır &#8221; (İsra,53) diyerek uyarmıştı.</p>
<p>En nihayetinde tamamen siyonist ve emperyalistlerin uydurması olarak ortaya atılan Arap ihaneti iddiası tamamen Muhammedi birbirinden ayırmak için uydurulmuştur.</p>
<p><strong>Son söz olarak </strong></p>
<div id="attachment_584" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/kudus-osmanli-ordusu/" rel="attachment wp-att-584"><img class="size-medium wp-image-584" title="Kudus Osmanli Ordusu" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/kudus-osmanli-ordusu.jpg?w=300&#038;h=194" alt="" width="300" height="194" /></a><p class="wp-caption-text">Kudüs, Osmanlı Ordusu</p></div>
<p>Ne Araplar Türkleri vurdu iddiası sona ermiştir ne de Türklerin Arapları vuramayacağı garantidir. Lübnana asker gönderme olayı da bu küllenen yarayı yeniden deşmek isteyenlere muazzam bir malzeme vermek için yeterli değil midir? Maalesef AKP hükümeti oyuna gelmiş, siyasi çıkarları açısından yararlı olacağını zannettiği bu yanlış düşünce ile asker göndermeyi kabul etmiştir. Bu meselede Türkiyenin hiçbir kazancı olmayacağı gibi, aksine oradaki Hizbullahla da karşı karşıya gelmeyi göze alacaktır. Zaten yaşanan ve bilerek kaşınan; Arap- Türk, Şii- Sunni çatışmaları vahim bir hal alacak. Arap kardeşlerimiz; &#8220;Siz hep bizi kurtarmak için asker gönderirdiniz, şimdi siyonistlerin safında ne işiniz var&#8221; dediklerinde, Başbakanımız &#8220;menfaatlerimiz icabı&#8221; diyebilecek mi çok merak ediyorum. Bu Yahudi fitnesine kanmak Hizbullaha savaş açmak manasına gelir. Maalesef Türkiye Hükümeti kararını vermiş ve o vahim tabloyu beklemektedir. Şimdi Müslümanlara düşen son görev ise bu yalanlarla zaman kaybetmeden yeni bir dünyanın kurulması için var gücü ile çalışmaktır. Arap- Türk gibi ırkçı sözleri bırakıp, Allahın boyası ile boyanma vaktidir. Bir millet vardır o da Kur´an´da belirtilen; millet-i İbrahimdir.</p>
<p><strong>Yararlanılan Kaynaklar:</strong></p>
<p>Kadir Mısıroğlu: Filistin Dramının Düşündürdükleri.<br />
Prof. Dr. Metin Hulagü: Osmanlı´nın Son Umudu “Panislamizm”<br />
İrfan C. Acar: Lübnan bunalımı ve Filistin Sorunu. XXIV. dizisi &#8211; Sa. 5</p>
<p>anadolugenclik.com.tr</p>
<a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/#gallery-1-slideshow">Click to view slideshow.</a>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/575/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/575/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=575&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/21/575/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/medine-kalesi-osmanli.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">Medine kalesi Osmanli</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/yuksek-rutbeli-osmanli-askerleri.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">Yuksek Rutbeli Osmanli Askerleri</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/medine-osmanli-askeri.jpg?w=257" medium="image">
			<media:title type="html">Medine Osmanli Askeri</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/suud-osmanli-askerleri-cepheye-giderken.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">Suud Osmanli Askerleri Cepheye Giderken</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/osmanli-arap-askerler.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">osmanli-arap-askerler</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/araplar-turklere-ihanet-etti-2.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">araplar-turklere-ihanet-etti-2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/seyh-ahmet-sunnisi.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">Seyh Ahmet Sunnisi</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/kudus-osmanli-ordusu.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">Kudus Osmanli Ordusu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Menemen&#8217;de tam olarak ne olmuştu</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/17/memende-tam-olarak-ne-olmustu/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/17/memende-tam-olarak-ne-olmustu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 14:21:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihi Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=562</guid>
		<description><![CDATA[Bazı konularda kalem oynatmak zordur. Çünkü bu konularla ilgili olarak doğru ya da yanlış ‘kaziye-i muhkemeler’ oluşmuştur ve tekrarı anlamsız ya da sıkıntılıdır… Menemen Vakası da zor konulardan birisidir. 1930 Yılı Aralık Ayı’nın 23’ü sabahı, İzmir’in Menemen İlçesi’nde, sabah namazı sonrası birkaç saat içerisinde gerçekleşmiş bir olaydır bu ve o günden beri konuşulur, tartışılır… 1930 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=562&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/17/memende-tam-olarak-ne-olmustu/menemen-olayi/" rel="attachment wp-att-563"><img class="alignleft size-medium wp-image-563" title="menemen olayi" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/menemen-olayi.jpg?w=278&#038;h=300" alt="" width="278" height="300" /></a>Bazı konularda kalem oynatmak zordur. Çünkü bu konularla ilgili olarak doğru ya da yanlış ‘kaziye-i muhkemeler’ oluşmuştur ve tekrarı anlamsız ya da sıkıntılıdır…<br />
Menemen Vakası da zor konulardan birisidir. 1930 Yılı Aralık Ayı’nın 23’ü sabahı, <a class="zem_slink" title="İzmir" href="http://maps.google.com/maps?ll=38.4333333333,27.15&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=38.4333333333,27.15 (%C4%B0zmir)&amp;t=h" rel="geolocation">İzmir</a>’in Menemen İlçesi’nde, sabah namazı sonrası birkaç saat içerisinde gerçekleşmiş bir olaydır bu ve o günden beri konuşulur, tartışılır…</p>
<p>1930 Yılı Aralık Ayı’nın 23’ü, sabah namazından sonraki birkaç saat içerisinde, İzmir’in Menemen İlçesi’nde tam olarak ne olmuştur peki?..<br />
Bunca yıl geçtikten sonra bu sorunun cevabı aslında net ve açık olmalıdır değil mi? Çünkü meydana geldiği zaman ortalığı ciddi şekilde karıştıran, bölgede sıkıyönetim ilan edilmesine sebep olan ve o günden sonra Menemen’in ve Menemenlinin üzerine neredeyse kabus gibi çöken; dahası yıllardır anlatılagelmekte olan bir olaydan bahsediyoruz.<br />
Menemen Vakası, kısaca: 23 Aralık 1930 sabah saatlerinde, esrarkeş oldukları kesin olan 6 kişinin (Derviş Mehmet, Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet, Emrullah oğlu Mehmet Emin, nalıncı Hasan ve Ali oğlu Hasan); 8 ya da 10 kişinin sabah namazı cemaati olarak bulunduğu Müftü Camii’ne girerek, üzerinde kelime-i tevhid ve Fetih Suresinden bazı ayetler yazılı olan yeşil bir sancağı alması ve Derviş Mehmet’in belediye meydanında merakla çevrelerini sarmaya başlayan insanlara; kendisinin mehdi olduğunu, Menemen’in 70 bin kişilik bir ordu tarafından sarıldığını söylemesi ile başlar.<br />
Esrarkeş mürteciler!..<br />
Meydana dikilen sancak, etrafında dönüp duran bir grup ve sabah sabah bu tuhaflığı şaşkınlıkla seyreden insanlar. Olayı görüp yaklaşan Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Fahri Bey ne olduğunu sorar, derviş Mehmet ona, ‘Ben Mehdi’yim bana kimse karışamaz’ der. Bunun üzerine kalabalığın yanından ayrılan Yüzbaşı Fahri Bey, durumu telefonla Alaya haber verir. Sonrasında Asteğmen <a class="zem_slink" title="Mustafa Fehmi Kubilay" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Fehmi_Kubilay" rel="wikipedia">Mustafa Fehmi Kubilay</a>, beraberinde bir takım askerle, olay mahalline gelir. Kubilay, ellerinde çakaralmaz bir tüfekle ortalığı karıştıranların üzerine yürüyüp ikisinin kafasını birbirine vurur. Bu arada gruptan birinin elinde bulunan tüfekle yaralanır, kendisiyle beraber gelen ve yanlarında mermi bulunmayan askerler etrafa dağılır; Kubilay yaralı halde kaçmaya çalışırken, öldürülür. Bu arada Alaydan yetişen askerler makineli tüfekle ateş açarak Mehmet’lerden üçünü (Derviş Mehmed, Şamdan Mehmed, Sütçü Mehmed) öldürüp, birini (Emrullah oğlu Mehmed) yaralar. İki Hasan ise karambolde kaçar ve daha sonra <a class="zem_slink" title="Manisa" href="http://maps.google.com/maps?ll=38.6333333333,27.4166666667&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=38.6333333333,27.4166666667 (Manisa)&amp;t=h" rel="geolocation">Manisa</a>’da yakalanırlar. Olaylar sırasında Şevki ve Hasan isimli iki bekçi de ölmüştür.<br />
6 Kişilik irticai kalkışma!..<br />
Menemen Vakası dediğimiz şey; hepi topu 6 kişinin, Menemen’de bir sabah vakti giriştikleri bir olaydır ve hülasa ettiğimiz bu tabloyla alakalı olarak 75 senedir yazılıp çizilenler de, ana hatları bu olan çerçevenin biraz genişletilmesi ve süslenmesinden ibarettir.<br />
Olayların ardından Menemen, Manisa ve <a class="zem_slink" title="Balıkesir" href="http://maps.google.com/maps?ll=39.6333333333,27.8833333333&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=39.6333333333,27.8833333333 (Bal%C4%B1kesir)&amp;t=h" rel="geolocation">Balıkesir</a>’de sıkıyönetim ilan edilir ve <a class="zem_slink" title="Divan" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Divan" rel="wikipedia">Divan</a>-ı Harp kurulur. Menemen olayına sebep olan 6 kişinin Manisa’dan başlayıp Menemen’e kadar süren yolculukları sırasında geçtikleri ve uğradıkları yerlerden insanlar tutuklanır. Menemen’de olay sırasında orada bulunanlardan bazıları da tutuklanır.<br />
Menemen olayları ile alakalı tutuklamalar, <a class="zem_slink" title="Istanbul" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Istanbul" rel="wikipedia">İstanbul</a>’a, <a class="zem_slink" title="Konya" href="http://maps.google.com/maps?ll=37.8666666667,32.4833333333&amp;spn=0.1,0.1&amp;q=37.8666666667,32.4833333333 (Konya)&amp;t=h" rel="geolocation">Konya</a>’ya hatta başka bazı yerlere uzanır ve 6 esrarkeşin sebep olduğu bu olay irticai bir kalkışma olarak lanse edilmeye başlanır.<br />
General Mustafa Muğlalı’nın başkanlığında kurulan Divan-ı Harp, 2 hafta kadar süren duruşmalarda, 37 idam kararı alır. Bunlardan 9’unun yaşları küçük olduğu için değişik cezalara çevrilir ve 28’i infaz edilir. İdam edilenler, olaylara sebep olanlara sigara, ip satan ya da yolculukları sırasında görüştükleri insanlardır.<br />
1930 senesinin 23 Aralığı sabahı Menemen’de meydana gelen bu olayın irticai bir kalkışma olduğu iddiası, yıllardan beridir tekrarlanır durur. Oysa olay; öncesi, meydana gelişi ve sonrası ile birçok bilinmeyeni barındırmakta ve irticai bir kalkışma olmaktan çok, bir tertip, bir tezgah olma ihtimali daha ağır basmaktadır.<br />
Tekrarlayıp durmak yerine…<br />
Esrarkeş 6 kişi ile irticai kalkışma olmayacağı; böyle bir girişime niyetlenilse bile bunun için Menemen’in düşünülebilecek en son yer olacağı bir kenara, 1930 senesi Aralık Ayının ve Menemen’in başka özelliklerinin bu olay için sebep teşkil etmesi kuvvetle muhtemeldir.<br />
Bizzat Atatürk tarafından kurdurulan <a class="zem_slink" title="Liberal Republican Party (Turkey)" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Liberal_Republican_Party_%28Turkey%29" rel="wikipedia">Serbest Cumhuriyet Fırkası</a>’nın İzmir ve havalisinde beklenmeyen bir ilgi görmesi ve bu arada Menemen’de belediye başkanlığı seçimini kazanması gibi gelişmelerin bu olaydaki rolünün ne olduğu ciddi şekilde araştırılmaya muhtaçtır.<br />
Konu uzun ve zor; yer ise az. Son söz ise şu: Menemen Vakası’nın irticai bir olay olduğu tezini sürekli olarak işleyip durmak yerine, Menemen’de hakikaten ne olduğunun, tarihin objektif kriterleriyle araştırılıp ortaya konulmasının zamanı gelmiş ve geçmektedir.</p>
<p>Ekrem KIZILTAŞ<br />
26.12.2005 Milli Gazete</p>
<p>Arşiv Belgeleri</p>
<a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/17/memende-tam-olarak-ne-olmustu/#gallery-2-slideshow">Click to view slideshow.</a>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/562/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/562/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=562&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/05/17/memende-tam-olarak-ne-olmustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/05/menemen-olayi.jpg?w=278" medium="image">
			<media:title type="html">menemen olayi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Der&#8217;a, Şam ve Tepkisiz Türkiye</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/30/dera-sam-ve-tepkisiz-turkiye/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/30/dera-sam-ve-tepkisiz-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 07:47:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[İslami Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=556</guid>
		<description><![CDATA[Suriyeden bir kardeşimiz Der&#8217;a da yaşadıklarını ve Türkiyeden bazı medya kuruluşlarının, hükumetin, yandaş medyanın ve bir takım yazarların mezhep taassubundan doğan tepkisizliklerini dile getirmiş. İlk ağızdan okuyanlar olmanızı istedim. Ey îmân edenler! Adâletle şâhidlik edenler olarak Allah için dik duralar olun. Bir topluluğa duyduğunuz kininiz/hıncınız âdil davranmamanız için sakın sizi cürüm işlemeye sürüklemesin. Adâlet gösterin! O, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=556&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#888888;"><em>Suriyeden bir kardeşimiz Der&#8217;a da yaşadıklarını ve Türkiyeden bazı medya kuruluşlarının, hükumetin, yandaş medyanın ve bir takım yazarların mezhep taassubundan doğan tepkisizliklerini dile getirmiş. İlk ağızdan okuyanlar olmanızı istedim.</em></span></p>
<p><span style="color:#3366ff;">Ey îmân edenler! Adâletle şâhidlik edenler olarak Allah için dik duralar olun. Bir topluluğa duyduğunuz kininiz/hıncınız âdil davranmamanız için sakın sizi cürüm işlemeye sürüklemesin. Adâlet gösterin! O, sakınıp korunmaya daha yakındır. Allah&#8217;tan korkun. Hiç kuşkusuz Allah yapageldiklerinizden haberdârdır. Mâide5/8</span></p>
<p><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/30/dera-sam-ve-tepkisiz-turkiye/bayrak-syr/" rel="attachment wp-att-558"><img class="alignleft size-full wp-image-558" title="bayrak syr" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/04/bayrak-syr.png?w=604" alt=""   /></a>Es-selâmü aleyküm. Şam&#8217;dan &#8230; Der&#8217;ada bildiğiniz gibi haftalardır elektirik ve telefon hatları kesik. Pazartesi günü şehrin su şebekesini ve depolarını vurdular. Şimdiye kadar gıda sıkıntısı çeken Der&#8217;alı kardeşler 4 gündür şiddetli bir su sıkıntısı çekiyor. Bugün der&#8217;a'dan irtibâta geçen bir kardeş, susuzluk sebebiyle sütü gelmeyen annelerin bebeklerinden ölenler olduğunu ve Ürdün sınırından 800 kadının çocukları ile birlikte Ürdün hastânelerine geçirdiklerini, te&#8217;yid etmek isteyen basının Ürdün&#8217;de bu kadınlarla görüşebileceklerini söyledi. Türkiye&#8217;de Sûriye&#8217;yi politik îmâna sâhip olanların görmek istediği gibi yansıtan haberlerde toplam 150 ölüden bahsediyorlar. Der&#8217;a'daki kardeş diyor ki: Sâdece Der&#8217;a'da biz 270 kişiyi defnettik, defnedilenlerin yerleri ve isimleri ortada. Yine yalnızca Der&#8217;a 300&#8242;den fazla kayıp mevcut. Şu anda der&#8217;a'nın durumu Filistin&#8217;deki durumdan çok daha vahim. Dışişleri bakanı &#8220;Suriye&#8217;de olanları seyredemeyiz, İstihbârat şefini Suriye&#8217;ye gönderdik&#8221; diyor, gönderdiler de ne oluyor, Suriye&#8217;de çocukları inandıramakacak bayağı-acemî yalanlarını dinleyip, Türkiye&#8217;deki siyâsîlere iletiyor, bizim beyfendiler de bakın birşeyler yapıyoruz diye gösteriş yapıyorlar. Mısır hakkında konuşan Erdoğan, kahramanlığının politik olmaktan öteye geçmediğini, kardeşlik değerlerine istinâd etmediğini göstermiş oldu.  Yazık&#8230;<br />
Bugün rahmet-i ilâhî Şam&#8217;da görülmemiş bir dolu yağdı, fevkalâde bir şiddetle. videoya çektik, görmelisiniz, görüntüleri göndermek isterim 230 mg genişliğinde nasıl ulaştırırım bilemiyorum, bir yolunu bulmaya çalışacağım. Perşembeyi cumâ&#8217;ya bağlayan  akşam yağmur başladı gece boyu yağmaya devâm etti, Cumâ namazından sonra ise ceviz tânesi büyüklüğünde çok süretli bir dolu yağmuru devâm etti. Der&#8217;a'daki kardeşlerin bundan su ihtiyâcı açısından istifâde edip edemedini bilemiyoruz. İnşâallah  onlar için rahmet, zâlim mütekebbirler için azâb yağmuru olur diye duâ ettik. Şam&#8217;ın  merkezinde Meydân muhitinde 1500 kişiyi aşkın bir gösteri oldu. Geçen bahsettiğim başına 3 dikiş atılan arkadaşın anlattığına göre: Câmiu&#8217;l-Hasen&#8217;den  Cumâ namazından çıkar çıkmaz  göz yaşartıcı bomba atıldığını lâkin Allah&#8217;a hamdolsun yağan yağmurun gazın etkisini epey azalttığını &#8220;söyledi. Meydan&#8217;daki büyük köprünün altından toplanıldı, lâkin organize ve tanzîm sorunu sözkonusu Şam&#8217;ın merkezde , ve biraz da tecrübe eksikliği, Lâkin her cumâ daha fazla artıyor ve tecrübe kazanılıyor.<br />
Bu görüntüye dikkat edin. <a href="http://dunyabulteni.net/?aType=haber&amp;ArticleID=157685">http://dunyabulteni.net/?aType=haber&amp;ArticleID=157685</a> (Orduda çatlak) Yazılan haberlerde falanca yerde şu kadar asker, subay da öldürüldü, şeklinde bir ifâde çokça geçiyor. Bâzen Sûriye hukûmeti asker cenâzeleri çıkartıp, aksi propaganda da bulunuyor. Güyâ gösteri yapanlar barışçıl/insancıl olsaydılar bu askerler ölür müydü&#8217; gibi bir zırva dolaşıyor. Bu öldürülen askerler bizzat Mâhir Esed&#8217;in 4. tugayı tarafından, halka ateş açmayı reddettikleri için öldürülüyorlar, sonra haber pazarlanıyor. Görüntülere dikkat edin Der&#8217;adaki kardeşler vurulmuş askerleri tedâvi ediyorlar.</p>
<p><a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/30/dera-sam-ve-tepkisiz-turkiye/suriye/" rel="attachment wp-att-557"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-557" title="Suriye" src="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/04/suriye.jpg?w=150&#038;h=101" alt="" width="150" height="101" /></a></p>
<p>Aşağıdaki görüntü ise şehid edilenlerin ve üzerine ateş açılan der&#8217;alı kardeşlerin durumunu ve sayıları hakkında bir nebze olsun fikir verebilir.<br />
<a href="https://www.facebook.com/home.php?ref=hp#!/Syrian.Revolution">https://www.facebook.com/home.php?ref=hp#!/Syrian.Revolution</a> (The Syrian Revolution 2011   الثورة السورية ضد بشار الاسد<br />
درعا &#8211; شهداء مجازر درعا بثلاجات الخضروات &#8230;&#8230;. حسبنا الله ونعم الوكيل..)<br />
Son olarak:  Zulum karşıtı meydanlara, -güyâ hak taraftârı olarak -en önde atılan <span style="text-decoration:underline;">Nureddin Şirin</span>&#8216;in hakâniyeti ve mazlumdan yana oluşu nerede kaldı. Selefin söylediği bir hikmetli söz vardı, hatırladığım kadarıyla الشدائد تكشف كوامن الأخلاق &#8220;Belâ/Musîbetler(eş-Şedâid) kişilerin gizli kalmış ahlâkını ortaya serer&#8221;  Sûriye&#8217;ye gelene kadar aslan kesilen bu kardeşlerin Sûriye&#8217;deki katliâma karşı sessiz kalmaları,hakkâniyetlerinin, zulum-adâlet ölçülerininin İran kıblesine bağlı olduğunu ortaya koydu. <span style="color:#0000ff;">Hani Allah Teâlâ, Annemiz Hz. Âişe(r.anhâ)&#8217;ya karşı yapılan iftirânın iç yüzünü açıklarken, &#8220;siz bu(müsîbeti) şer zannediyorsunuz, bilakis o sizin için hayırdır.</span>&#8221; buyuruyorya, işte böyle anlarda bunu iyice tefekkür etmeliyiz. Allah&#8217;ın izni ve vaadiyle âkibet müttakîlerindir. Bu bâdireler, müslümanlar tarafından nihâyetinde atlatılacaktır. Ve biz bu süreçte müslümanlar içindeki yüzleri daha iyi tanımış olacağız.Nice İnsanın hakîkati böyle fitneler karşısında zuhur etmekte.<br />
Burada <span style="text-decoration:underline;">velfecre</span> bir dostumun  yazdığı mesajı naklederek bitireceğim: &#8220;Esselamu aleykum ferc ailesi sizler neden bahreyn olaylarını verdiğiniz gibi aynı şekilde suriyedeki haberleri vermiyormunuz  ولا يجرمنّكم شنآن قوم على ألا تعدلوا اعدلوا هو أقرب للتقوى (Ey îmân edenler! Adâletle şâhidlik edenler olarak Allah için dik duralar olun. Bir topluluğa duyduğunuz kininiz/hıncınız âdil davranmamanız için sakın sizi cürüm işlemeye sürüklemesin. Adâlet gösterin! O, sakınıp korunmaya daha yakındır. Allah&#8217;tan korkun. Hiç kuşkusuz Allah yapageldiklerinizden haberdârdır. Mâide5/8) Evet Allah bu ayette buyuruyorki bir kavmi sevmiyor veya nefret ediyorsunuz diye adaletten ayrılmayın evet ben 5 yıldır suriyede okuyorum ve burdaki zulum kelimeler ile ifade edilmeyecek kadar büyük nerde vicdan sahibleri biz müslümanlar zülmün karşısındayız kim olursa olsun şii sunni alevi yahudi her kim zülme uğruyorsa onunla olmak bizim üzerimize vacip artık bu mezhepgirlik bitmeli Allah sizleri hakka hizmette doğru ve daim kılsın selam ve dua ile.&#8221; <br />
&#8211;</p>
<div dir="ltr">    يوسف بن علي  بلوتلو</p>
<p>Yusuf Ali Bulutlu</p>
<p>Damascus Syria</p></div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/556/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/556/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=556&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/30/dera-sam-ve-tepkisiz-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/04/bayrak-syr.png" medium="image">
			<media:title type="html">bayrak syr</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://akademikmakaleler.files.wordpress.com/2011/04/suriye.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Suriye</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dergiler</title>
		<link>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/29/dergiler/</link>
		<comments>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/29/dergiler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 08:45:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TH</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://akademikmakaleler.wordpress.com/?p=546</guid>
		<description><![CDATA[Ehli Sünneti müdafaa eden dergilere bir yenisi daha eklendi, bu vesile ile bu konuda yayın yapan dergilere kısaca bir göz atalım. Arifan Dergisi Yazarları Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca), Mehmet Talu, Mehmet Paksu, Ali Eren, Mustafa Özşimşekler, Ali Ulvi Uzunlar, Salih Memişoğlu Rıhle Dergisi Yazarları  Dr. Ebubekir Sifil, Talha Hakan Alp, Mehmet Fatih Kaya, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=546&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ehli Sünneti müdafaa eden dergilere bir yenisi daha eklendi, bu vesile ile bu konuda yayın yapan dergilere kısaca bir göz atalım.</p>
<p><span style="color:#0000ff;">Arifan Dergisi Yazarları</span></p>
<address>Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca), Mehmet Talu, Mehmet Paksu, Ali Eren, Mustafa Özşimşekler, Ali Ulvi Uzunlar, Salih Memişoğlu</address>
<p><span style="color:#0000ff;">Rıhle Dergisi Yazarları </span></p>
<address>Dr. Ebubekir Sifil, Talha Hakan Alp, Mehmet Fatih Kaya, Dr. Serdar Demirel, Ömer Faruk Tokat, Abdullah Zerrar Cengiz, Mehmet Muhlis Turan, Orhan Ençakar, Abdulkadir Yılmaz</address>
<address> </address>
<p><span style="color:#0000ff;">Müdafaâ Dergisi Yazarları</span></p>
<address><span style="color:#0000ff;"><span style="color:#000000;">Üstad Kadir Mısıroğlu, Dr. Ebubekir Sifil, Mehmet Şevket Eygi, Osman Nuri Topbaş, Mehmet Fatih Can</span></span></address>
<address> </address>
<address> <a href="http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/29/dergiler/#gallery-3-slideshow">Click to view slideshow.</a></address>
<address> </address>
<address> </address>
<address> </address>
<address><span style="color:#0000ff;"><br />
</span></address>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/akademikmakaleler.wordpress.com/546/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/akademikmakaleler.wordpress.com/546/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=akademikmakaleler.wordpress.com&amp;blog=12830442&amp;post=546&amp;subd=akademikmakaleler&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://akademikmakaleler.wordpress.com/2011/04/29/dergiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/1329e17891d9763f48c7c0350498cee9?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">turunch</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
